• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

cover

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1348

ana kullanım 1

demiryolu

haritacılık

havacılık

mera amenajmanı

mimarlık

COVER = ['kavı] verb
1 örtmek, kaplamak * eşanlamlı : coat, spread, daub, overlay, mantle, clothe * karşıtanlamlı : strip
İngilizce örnek : Snow has covered much of the country.
Türkçe çevirisi : Kar, ülkenin çoğunu (birçok bölgesini) kapladı.
İngilizce örnek : The tree grew for many years even though concrete covered all its roots.
Türkçe çevirisi : Bütün köklerini beton kaplamasına rağmen ağaç çok yıllar büyüdü.
2 katetmek, yol almak
İngilizce örnek : We covered thirty kilometres in half an hour.
Türkçe çevirisi : Yarım saatte otuz kilometre yol aldık.
3 içine almak, kapsamak * eşanlamlı : include, embrace, embody, contain, comprise, comprehend * karşıtanlamlı : exclude
4 saklamak, gizlemek * eşanlamlı : hide, conceal, mask, cloak, veil, camouflage * karşıtanlamlı : uncover
¤ noun
1 kapak, örtü * eşanlamlı : covering, lid, wrapper, sheath, case, veil
2 kılıf
İngilizce örnek : I keep the printer under a protective plastic cover.
Türkçe çevirisi : Yazıcıyı koruyucu bir plastik örtünün altında muhafaza ederim.
3 sığınak * eşanlamlı : shelter, shield, refige, hiding place
4 (kitap) kap, kapak
İngilizce örnek : Paperback books have soft covers.
Türkçe çevirisi : Kâğıt kapaklı kitapların yumuşak kapakları olur.
İngilizce örnek : I can't read the title of this book because the cover is damaged.
Türkçe çevirisi : Bu kitabın başlığını okuyamıyorum çünkü kapağı zedelenmiş.
* take cover = gizlenmeye çalışmak
İngilizce örnek : The gangster took cover behind a car parked on the kerb.
Türkçe çevirisi : Gangster, kaldırım kenarına park etmiş bir arabanın arkasına gizlenmeye çalıştı.

1: 0 ms