• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

perde

Türkçe - İngilizce

ad / noun

ad / noun – architecture

ad / noun – Greek tragedy

askeri

bilişim

bitkibilim

biyoloji

gözbilim / ophthalmology

hayvanbilim

metalbilim

mimarlık

müzik

tarım

yunan tiyatrosu

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) Gemilerin ana güvertesi altındaki enine ve boyuna bölmelere ayıran düşey bölme.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) 1. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. İlk kez Seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) 1. Tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. İlk kez Roma ve Barok tiyatrolarında kullanılmıştır. 3. Bundan başka da bugünkü Tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) Kulis perdesi, b) Projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) Arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) Ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) 1. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü: «Durmadan pencere kapatıyor, perde çekiyorum.» - Ağaoğlu. 2. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey: Sinema perdesi. Karagöz perdesi. 3. İki yeri birbirinden ayıran bölme: «Duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu.» - M. Ş. Esendal. 4. Seste pes perde: «Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı.» - Midhat. 5. mec. Doğruyu görmeye engel olan şey: Bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi. 6. hay. b. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. 7. müz. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. 8. müz. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. 9. (hekimlik) Katarakt: Gözlerine perde inmiş. 10. tiy. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri: «Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti.» - M. Ş. Esendal.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) İnsan kulağının algıladığı biçimiyle herhangi bir notanın ses frekansı değeri.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) Kurbağa ve su kuşlarında ayak parmakları arasındaki deri.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) Sahne eserlerinde, sahnedeki perdenin açılmasiyle başlayıp kapanmasiyle biten bölüm.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) Sinema Sinema salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü.

PERDE = (perde nedir; perde ne demek; perde İngilizcesi) Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık.

perde = katarakt [öz Türkçe - eski terim]

perde = web [öz Türkçe - eski terim]

perde = gâşiye [Türkçe - Osmanlıca]

perde = gışâ [Türkçe - Osmanlıca]

perde = hicâb [Türkçe - Osmanlıca]

perde = sütre [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms