• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

stop

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 21642

iletişim

ünlem / exclamation

stop = dur [eski terim - öz Türkçe]

STOP nasıl okunur, okunuşu /stOp/ eylem

stop

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1254

ana kullanım

basın

basketbol

ifade

iletişim

judo-karate

medya

ormancılık

trafik

STOP = [stop] verb
1 durmak * eşanlamlı : halt, pause, stay
İngilizce örnek : Don't stop; go on.
Türkçe çevirisi : Durma, devam et.
İngilizce örnek : The bus stops here.
Türkçe çevirisi : Otobüs burada durur.
İngilizce örnek : I have to stop for petrol at the next station.
Türkçe çevirisi : Bir sonraki benzin istasyonunda benzin için durmam gerek.
2 (stop to do sth) bir şey yapmak için ara vermek, durmak
İngilizce örnek : After I'd been working for five hours, I stopped to eat lunch.
Türkçe çevirisi : Beş saat çalıştıktan sonra öğle yemeği yemek için (işe) ara verdim.
İngilizce örnek : He stopped to check the oil level in the engine.
Türkçe çevirisi : Motorun yağ seviyesini kontrol etmek için durdu.
İngilizce örnek : He stopped to make a cup of coffee.
Türkçe çevirisi : Bir fincan kahve yapmak için elindeki işini bıraktı.
İngilizce örnek : Why don't we stop to eat at that restaurant?
Türkçe çevirisi : O restoranda yemek yemek için duralım.
İngilizce örnek : On my way to work I stopped talk to an old schoolmate.
Türkçe çevirisi : İşe giderken eski bir okul arkadaşıyla konuşmak için durdum.
İngilizce örnek : Would you like to stop to have dinner? I'm getting hungry.
Türkçe çevirisi : Akşam yemeği yemek için ara vermek ister misin? Acıkıyorum. (Acıkmaya başladım.)
3 (stop doing sth) bir şeyi yapmayı bırakmak, artık yapmamak
İngilizce örnek : Stop arguing and listened to me.
Türkçe çevirisi : Tartışmayı bırak da beni dinle.
İngilizce örnek : Why don't we stop eating at that restaurant?
Türkçe çevirisi : O restoranda yemek yemekten neden vazgeçmiyoruz? (Artık o restoranda yemek yemeyelim.)
İngilizce örnek : Why don't we stop drinking too much coffee? It isn't good for our health.
Türkçe çevirisi : Neden çok kahve içmeyi bırakmıyoruz? Sağlık için iyi değil.
İngilizce örnek : Stop tapping your pen on the table.
Türkçe çevirisi : Kalemini masaya vurmayı bırak.
İngilizce örnek : Stop telling me that you cannot do it and get moving!
Türkçe çevirisi : Bana onu yapamayacağını söylemeyi bırak da elini çabuk tut!
İngilizce örnek : He stopped driving the car to look at the map.
Türkçe çevirisi : Haritayı bakmak için araba sürmeyi bıraktı.
İngilizce örnek : I have always asked him to stop smoking.
Türkçe çevirisi : Ona her zaman sigara içmeyi bırakmasını söyledim.
4 durdurmak, kesmek * eşanlamlı : end, finish, quit, discontinue, conclude, cease
İngilizce örnek : The policeman stopped the car.
Türkçe çevirisi : Polis arabayı durdurdu.
İngilizce örnek : Stop the machine.
Türkçe çevirisi : Makineyi durdur.
İngilizce örnek : The referee should have stopped the fight.
Türkçe çevirisi : Hakemin kavgayı durdurması gerekirdi.
5 önlemek, engellemek * eşanlamlı : restrain, repress, suppress, hinder, impede, prevent, obstruct
6 tıkamak * eşanlamlı : block, plug
¤ noun
1 durma, durdurma; durak * eşanlamlı : end, halt, pause, interruption, cessation, end, finish, conclusion, termination * karşıtanlamlı : continuation
İngilizce örnek : I will get off at the next stop.
Türkçe çevirisi : Bir sonraki durakta ineceğim.
İngilizce örnek : We will get off the train at the next stop.
Türkçe çevirisi : Trenden bir sonraki durakta ineceğiz.
İngilizce örnek : The tour guide told us our stop in this small town is only for fifteen minutes.
Türkçe çevirisi : Tur rehberi, bu küçük kasabadaki duruşumuzun (molamızın) sadece on beş dakika olduğunu söyledi.
2 nokta
3 engel * eşanlamlı : impediment, block, obstacle, hindrance; plug, stopper
* put a stop to sth = önünü almak, son vermek
İngilizce örnek : We must put a stop to all that nonsense.
Türkçe çevirisi : Bütün bu saçmalığa bir son vermeliyiz.
* stop by = uğramak, ziyaret etmek
* stop light = 1 stop lambası
2 (trafik ışığı) kırmızı ışık
* stop off = kon. (yolculukta) durmak, mola vermek

STOP = (stop nedir; stop Türkçesi) Opioit antagonisti bir madde.

1: 0 ms