• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

son

Türkçe - İngilizce

bilişim

fizik

inşaat

önek

tiyatro

turizm

son = ahir [öz Türkçe - eski terim]

son = akıbet [öz Türkçe - eski terim]

son = encam [öz Türkçe - eski terim]

son = final [öz Türkçe - eski terim]

son = hatime [öz Türkçe - eski terim]

son = hitam [öz Türkçe - eski terim]

son = meşime [öz Türkçe - eski terim]

son = nihai [öz Türkçe - eski terim]

son = nihayet [öz Türkçe - eski terim]

son = plasenta [öz Türkçe - eski terim]

son = terminal [öz Türkçe - eski terim]

son = ahîr [Türkçe - Osmanlıca]

son = âhire [Türkçe - Osmanlıca]

son = akıbet [Türkçe - Osmanlıca]

son = encâm [Türkçe - Osmanlıca]

son = fercâm [Türkçe - Osmanlıca]

son = gâyet [Türkçe - Osmanlıca]

son = hâtime [Türkçe - Osmanlıca]

son = hitâm [Türkçe - Osmanlıca]

son = intihâ [Türkçe - Osmanlıca]

son = münteha [Türkçe - Osmanlıca]

son = nihayet [Türkçe - Osmanlıca]

son = pâyân [Türkçe - Osmanlıca]

son = serencâm [Türkçe - Osmanlıca]

SON nasıl okunur, okunuşu /san/ isim

son

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 518

SON = [san] noun
oğul
İngilizce örnek : This is our son Ekrem.
Türkçe çevirisi : Bu oğlumuz Ekrem.
İngilizce örnek : She has two sons and one daughter.
Türkçe çevirisi : Onun iki oğlu bir kızı var.

SON = (son nedir; son Türkçesi) Etene.

1: 0 ms