• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

charge

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 983

noun / ad – electricity

noun / ad – metallurgy

noun / ad – pharmacy

verb / fiil – banking

verb / fiil – chemistry

verb / fiil – hukuk 3

verb / fiil – military

verb / fiil – sports

verb / fiil – textile

CHARGE = [ça: c] verb
1 fiyat istemek, para almak * eşanlamlı : price at
İngilizce örnek : How much did they charge you for that bag?
Türkçe çevirisi : Bu çanta için senden ne kadar (para) aldılar?
İngilizce örnek : They charged me 75 dollars for the room.
Türkçe çevirisi : Oda için benden 75 lira aldılar.
İngilizce örnek : We charge extra for items heavier than 10 kilos.
Türkçe çevirisi : 10 kilodan ağır kalemler için ek ücret alıyoruz.
2 suçlamak * eşanlamlı : blame, accuse, impute * karşıtanlamlı : clear
İngilizce örnek : She's been charged with theft.
Türkçe çevirisi : Hırsızlıkla suçlandı.
İngilizce örnek : He was charged with having robbed a bank.
Türkçe çevirisi : Bankayı soymakla suçlandı.
3 yüklemek, doldurmak * eşanlamlı : load, burden
İngilizce örnek : The cylinders are charged with compressed air.
Türkçe çevirisi : Silindirler sıkıştırılmış hava ile doldurulur.
4 doldurmak; şarj etmek
İngilizce örnek : I'm always forgetting to charge my mobile.
Türkçe çevirisi : Cep telefonumu şarj etmeyi her zaman unutuyorum.
5 saldırmak * eşanlamlı : attack, assault * karşıtanlamlı : retreat
¤ noun
1 yük * eşanlamlı : burden, load, cargo
2 suçlama * eşanlamlı : accusation, imputation, blame * karşıtanlamlı : absolve, excuse
İngilizce örnek : The accused denied the charge.
Türkçe çevirisi : Sanık suçu reddetti.
İngilizce örnek : She brought a charge of sexual harassment against her colleague.
Türkçe çevirisi : Meslektaşına karşı cinsel taciz suçlamasında bulundu.
3 fiyat, ücret * eşanlamlı : price, payment, fee, cost
İngilizce örnek : How much is the entry charge?
Türkçe çevirisi : Giriş ücreti ne kadar?
İngilizce örnek : What is the charge for going into the zoo?
Türkçe çevirisi : Hayvanat bahçesine giriş ücreti ne kadar?
İngilizce örnek : Fares are exclusive of taxes, airport charges and service charges.
Türkçe çevirisi : Bilet ücretine vergiler, havaalanı vergileri ve servis ücretleri dahil değildir.
4 doldurma
5 saldırı * eşanlamlı : attack, assault
* charge off = hesabı kapatmak
* in charge (of) = görevli, sorumlu
İngilizce örnek : He is in charge here.
Türkçe çevirisi : Buraya o bakıyor. (Burada sorumlu o.)
İngilizce örnek : Everyone else is away, so I am in charge of the office.
Türkçe çevirisi : Başka herkes burda yok, bu yüzden büroya ben bakıyorum.

CHARGE nasıl okunur, okunuşu /ça:c/ eylem

1: 0 ms