• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

crack

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 6043

ana kullanım 1

01. çatlamak 02. çatlatmak 03. kırmak 04. şaklamak 05. nükte yapmak 06. şaklatmak 07. çarpmak 08. çatırdamak 09. açılıvermek 10. açılmak 11. açıp içmek 12. açmak 13. atmak 14. başarısızlığa uğramak 15. çat etmek 16. çatallaşmak 17. çıtlamak 18. çıtlatmak 19. çözmek 20. espri yapmak 21. kağşamak 22. kırarak açmak 23. kırıp dökmek 24. kütürdemek 25. şakırdamak 26. sonucu bulmak 27. yapmak 28. yarılmak 29. yarmak 30. yıkılmak 31. yıkmak 32. zorlamak 33. ayrılmak 34. ayrışmak 35. ayrıştırmak 36. bayılmak 37. çatırdatmak 38. çökmek 39. çözümlemek 40. nükteli cevap vermek 41. patlamak 42. patlatmak 43. şakırdatmak

ana kullanım 2

01. çatlak 02. yarık 03. şaklama 04. çatırtı 05. vuruş 06. darbe 07. girişim 08. şaka 09. nükte 10. başarılı 11. usta 12. yetenekli 13. ani darbe 14. birinci sınıf 15. bitirim 16. çat 17. çatlaklık 18. çıt 19. dokunaklı söz 20. en iyi kalite 21. espri 22. güm 23. gümbürtü 24. iğneleme 25. kaliteli 26. keskin ses 27. kırıcı söz 28. muhabbet 29. pat 30. rahne 31. şırak 32. sohbet 33. teşebbüs 34. yaman 35. yerinde cevap 36. yırtık 37. zehir gibi 38. amonyakla karıştırılmış kokain 39. aralama 40. çatlama 41. crak 42. kırık 43. kırma 44. aralık 45. arıza 46. as 47. birinci sınıf şey 48. cam çatlağı 49. çatlak başlangıcı 50. çene çalma 51. deneme 52. derz 53. duvar çatlağı 54. eşsiz 55. fisür 56. klivaj 57. krak 58. kusur 59. mükemmel 60. özür 61. patlak 62. patlama 63. şak 64. şakırtı 65. uzman 66. zehir

internet

01. güvenlik duvarını kırmak

teknik

01. parola kırma 02. şifre kırma

CRACK = [krek] verb
1 çatlamak
İngilizce örnek : The enamel of the vase had begun to crack.
Türkçe çevirisi : Vazonun minesi çatlamaya başlamış.
2 çatlatmak * eşanlamlı : break, split, cleave, shatter
İngilizce örnek : He cracked the nuts with his teeth.
Türkçe çevirisi : Kabuklu yemişleri dişiyle kırdı.
İngilizce örnek : The mechanic told the driver that the cylinder block was cracked.
Türkçe çevirisi : Tamirci sürücüye silindir bloğunun çatladığını söyledi.
3 şaklamak
4 şaklatmak * eşanlamlı : snap
¤ noun
1 çatlak * eşanlamlı : break, fissure, split, gap, cleft
İngilizce örnek : There is a crack in the cylinder.
Türkçe çevirisi : Silindirde bir çatlak var.
İngilizce örnek : There is a crack in the floor.
Türkçe çevirisi : Döşemede bir çatlak var.
İngilizce örnek : There was a big crack in my bedroom ceiling.
Türkçe çevirisi : Yatak odamın tavanında büyük bir çatlak var.
2 çatırtı
3 vuruş, darbe
4 kon. girişim

1: 0 ms