• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

tutturmak

Türkçe - İngilizce

1 fiil / verb

TUTTURMAK = (tutturmak nedir; tutturmak ne demek; tutturmak İngilizcesi) 1. Tutmasını sağlamak. 2. (nsz) Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak: «Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum» -O. V. Kanık. 3. (nsz) Aklına koyup direnmek, ısrar etmek: «Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor.» -M. Ş. Esendal. 4. (-i, -e) Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. 5. (nsz) Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek: «Taşı fırlattı ama tutturamadı.» -Halikarnas Balıkçısı. 6. (-i) Takip etmek: «Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi.» -M. Ş. Esendal.

TUTTURMAK = (tutturmak nedir; tutturmak ne demek; tutturmak İngilizcesi) Ayak diremek, üstünde durmak, direnmek.

TUTTURMAK = (tutturmak nedir; tutturmak ne demek; tutturmak İngilizcesi) Sezdirmek.

TUTTURMAK = (tutturmak nedir; tutturmak ne demek; tutturmak İngilizcesi) Yazmacılıkta boyayı beze çıkmayacak biçimde emdirmek.

tutturmak = rabt etmek [Türkçe - Osmanlıca]

tutturmak = raptetmek [Türkçe - Osmanlıca]

tutturmak = tesbît etmek [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms