• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

temel

Türkçe - İngilizce

adjective / sıfat

havacılık

tarım

yerbilim

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) 1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü: «Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor.» - H. E. Adıvar. 2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. 3. sf. mec. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz: «Devletin temel kanununun adı Anayasa'dır.» - B. Felek. 4. mec. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler: «Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun.» - N. Cumalı.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) 1. Duvar görünüşü verecek denli sık böğürtlenlik. 2. Bağ, bahçe çevresine çekilen çit : Güllüğün etrafını temelle ördüm. 3.Dikenli yer.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) Ağaç dikerek yapılan, köklü çit.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) Bir çeşit tura oyunu.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) Ocağın arkasına konan iri odun.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) Taş parçası.

TEMEL = (temel nedir; temel ne demek; temel İngilizcesi) Toprak altında kalan, üzerine yapının anaduvarları çıkılan taş döşek.

temel = asli [öz Türkçe - eski terim]

temel = asıl [öz Türkçe - eski terim]

temel = baseline [öz Türkçe - eski terim]

temel = basis [öz Türkçe - eski terim]

temel = baz [öz Türkçe - eski terim]

temel = bazal [öz Türkçe - eski terim]

temel = baziler [öz Türkçe - eski terim]

temel = elementer [öz Türkçe - eski terim]

temel = esansiyal [öz Türkçe - eski terim]

temel = esansiyel [öz Türkçe - eski terim]

temel = esas [öz Türkçe - eski terim]

temel = esasi [öz Türkçe - eski terim]

temel = fundemental [öz Türkçe - eski terim]

temel = major [öz Türkçe - eski terim]

temel = majör [öz Türkçe - eski terim]

temel = master [öz Türkçe - eski terim]

temel = platform [öz Türkçe - eski terim]

temel = primer [öz Türkçe - eski terim]

temel = sfenoit [öz Türkçe - eski terim]

temel = bün [Türkçe - Osmanlıca]

temel = bünyâd [Türkçe - Osmanlıca]

temel = esâs [Türkçe - Osmanlıca]

temel = kâide [Türkçe - Osmanlıca]

temel = üssülesâs [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms