• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

central

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 502

su ürünleri

CENTRAL = ['sentrıl] adjective
1 merkezi * eşanlamlı : mid, middle, inner, interior
İngilizce örnek : Switzerland lies in central Europe.
Türkçe çevirisi : İsviçre Orta Avrupa’da bulunur.
İngilizce örnek : The hotel is in a very central location.
Türkçe çevirisi : Otel çok merkezi bir konumda.
2 ana, temel * eşanlamlı : main, basic, fundamental, principal, chief, essential * karşıtanlamlı : secondary, auxiliary
İngilizce örnek : Hot water is piped to each flat from a central boiler.
Türkçe çevirisi : Sıcak su merkezi bir kazandan her daireye borularla taşınır.
* central heating = merkezi ısıtma sistemi
İngilizce örnek : How much would it cost to install oil-fired central heating?
Türkçe çevirisi : Fuel oilli (yağyakıtlı) kalorifer kurmak kaça mal olur?
İngilizce örnek : We must get the central heating serviced before winter.
Türkçe çevirisi : Kıştan önce kalorifere bakım yaptırmalıyız.
* central office = merkez, merkez büro

1: 0 ms