• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

meet

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 863

MEET = [mi: t] verb
met [met]
1 rastlamak, karşılaşmak * eşanlamlı : come across, encounter, run into, bump into, face * karşıtanlamlı : miss
İngilizce örnek : I met her at a party.
Türkçe çevirisi : Onunla bir partide karşılaştım.
İngilizce örnek : I met Osman in the street just now.
Türkçe çevirisi : Az önce Osman’a rastladım.
2 karşılamak
İngilizce örnek : I went to the airport to meet Susan.
Türkçe çevirisi : Susan’ı karşılamak için havaalanına gittim.
3 tanışmak
İngilizce örnek : He jumped at the chance to meet the beautiful model.
Türkçe çevirisi : Güzel modelle tanışma fırsatına balıklama atladı.
4 buluşmak * eşanlamlı : join, come together, cross
İngilizce örnek : The lorry drivers will meet tonight.
Türkçe çevirisi : Kamyon şoförleri bu akşam buluşacak.
5 toplanmak * eşanlamlı : gather, collect, assemble, convene, congregate * karşıtanlamlı : disperse
İngilizce örnek : The club members meet every Friday.
Türkçe çevirisi : Kulüp üyeleri her cuma toplanır.
6 karşılamak, yerine getirmek
İngilizce örnek : The workers will go on strike unless their demands are met.
Türkçe çevirisi : Talepleri karşılanmazsa işçiler greve gidecek.

MEET = nasıl okunur, okunuşu /mi:t/ eylem [past tense : met, past participle : met, -ing : meeting]

1: 0 ms