• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

issue

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 737

ana kullanım 1

01. yayımlamak 02. dağıtmak 03. piyasaya çıkarmak 04. neşretmek 05. donatmak 06. basılıp yayınlanmak 07. bitmek 08. çıkarmak 09. ihraç etmek 10. meydana gelmek 11. neticeye varmak 12. ortaya çıkmak 13. piyasaya sürmek 14. resmen vermek 15. sona ermek 16. sonuç vermek 17. tebliğ edilmek 18. tebliğ etmek 19. teçhiz etmek 20. yayınlamak 21. akmak 22. bildirmek 23. çıkartmak 24. çıkmak 25. doğmak 26. hasıl olmak 27. kesmek 28. sonuçlanmak 29. sorun çıkarmak 30. sudur etmek 31. tedavüle çıkarmak 32. tevzi etmek 33. vermek 34. yayınlanmak

ana kullanım 2

01. piyasaya çıkarma 02. yayımlama 03. ihraç 04. emisyon 05. çıkış 06. akış 07. baskı 08. sayı 09. nüsha 10. basım 11. önemli nokta 12. konu 13. mesele 14. dağıtım 15. ağız 16. akıbet 17. bildirme 18. boşalma 19. çıkar yol 20. çıkarılan şey 21. çıkış yolu 22. dağıtılan şey 23. delik 24. netice 25. sorun 26. soy 27. tedavüle çıkarma 28. torunlar 29. verilen şey 30. yayın 31. akıntı 32. akma 33. çıkarma 34. çıkış yeri 35. çocuk 36. çocuklar 37. döl 38. evlat 39. hasılat 40. hisse senedi ve tahvil ihracı 41. ihtilaflı nokta 42. iltihap 43. mahsul 44. nesil 45. neşir 46. piyasaya çıkarılma 47. son 48. sudur 49. tartışılan konu 50. tevzi 51. ürün 52. yayınlama

askeri

01. dağıtma 02. donatma 03. hisse senedi ve tahvil ihracı

bankacılık

01. çıkarmak 02. düzenlemek

bilişim

01. basım sayısı 02. ver

dilbilim

01. hata

ekonomi

01. çıkarım

finans

01. tertip

hekimlik

01. irin 02. cerahat

hukuk

01. belge düzenlemek 02. füruğ 03. fürû 04. keşide etmek

teknik

01. sonuç 02. basım sayısı 03. düzenlemek

ticaret

01. piyasa çıkarmak

ISSUE = Sermaye piyasası araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satışı. [mali istihbarat > ne, nedir, ne demek]

ISSUE = ['işu: , 'isyu: ] noun
1 konu, mesele, sorun * eşanlamlı : matter, problem
İngilizce örnek : Global warming is an issue which worries scientists hugely.
Türkçe çevirisi : Küresel ısınma, bilimadamlarını büyük ölçüde kaygılandıran bir sorundur.
İngilizce örnek : We are meeting to discuss the issue.
Türkçe çevirisi : Sorunu tartışmak için toplanıyoruz.
2 yayımlama * eşanlamlı : issuance, publication
3 baskı, sayı * eşanlamlı : copy, number, edition, impression
İngilizce örnek : Have you seen the latest issue of that magazine?
Türkçe çevirisi : Derginin son sayısını gördün mü?
İngilizce örnek : She was looking through the back issues of a fashion magazine in the waiting room.
Türkçe çevirisi : Bekleme salonunda bir moda dergisinin eski sayılarına göz atıyordu.
4 emisyon, piyasaya çıkarma
5 çıkış * eşanlamlı : outflow, outlet, exit
¤ verb
1 yayımlamak; çıkarmak * eşanlamlı : publish, broadcast, put out
İngilizce örnek : Passports are issued by the government.
Türkçe çevirisi : Pasaportlar hükümet tarafından çıkarılır.
2 dağıtmak, vermek * eşanlamlı : distribute, circulate, deliver
İngilizce örnek : Soldiers are issued with uniforms.
Türkçe çevirisi : Askerlere üniforma verilir.
3 ortaya çıkmak, doğmak * eşanlamlı : appear, come out, emerge, come forth, emit, discharge
4 sonuçlanmak
* make an issue (out) of sth = büyütmek, mesele yapmak

1: 0 ms