• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

over

Türkçe - İngilizce

over

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 89

ana kullanım

OVER = ['ouvı] preposition
1 üzerinde, üstünde; üzerine, üstüne * eşanlamlı : above, on, upon * karşıtanlamlı : under
İngilizce örnek : The plane flew over the trees.
Türkçe çevirisi : Uçak ağaçların üzerinden uçtu.
İngilizce örnek : Look! We are flying over the ocean.
Türkçe çevirisi : Bak! Okyanusun üzerinde uçuyoruz.
İngilizce örnek : They have built a bridge over the river.
Türkçe çevirisi : Nehrin üzerine bir köprü yaptılar.
İngilizce örnek : She hung the picture over the sofa.
Türkçe çevirisi : Resmi kanepenin üstüne (yukarısına) astı.
İngilizce örnek : Wear this over your coat.
Türkçe çevirisi : Bunu ceketinin üzerine giy.
İngilizce örnek : The car came towards him over the bridge.
Türkçe çevirisi : Araba köprünün üzerinden ona doğru geldi.
2 öbür tarafına, ötesine; öbür tarafında, ötesinde, üzerinden * eşanlamlı : across, through
İngilizce örnek : The dog jumped over the wall.
Türkçe çevirisi : Köpek duvarın üzerinden atladı.
3 -den çok, aşkın * eşanlamlı : exceeding, more than
İngilizce örnek : It's over a mile long.
Türkçe çevirisi : Bir mili aşkın uzunlukta.
İngilizce örnek : We travelled for over ten hours.
Türkçe çevirisi : On saatten fazla seyahat ettik.
İngilizce örnek : Over a third of Australia's income from exports comes from agricultural products.
Türkçe çevirisi : Avustralya’nın ihracat gelirlerinin üçte birinden fazlası tarım ürünlerinden gelir.
4 baştan başa, her yerine
İngilizce örnek : There is mud all over your trousers.
Türkçe çevirisi : Pantolonunun her yerinde çamur var.
5 sonuna dek, süresince * eşanlamlı : during
İngilizce örnek : We saw him several times over the weekend.
Türkçe çevirisi : Hafta boyunca onu birkaç kere gördük.
6 hakkında, konusunda
İngilizce örnek : There's been a lot of confusion over the programme.
Türkçe çevirisi : Program konusunda çok karışıklık oldu.
¤ adverb
1 yukarıya, yukarıda * eşanlamlı : above, overhead
2 adamakıllı, iyice
3 altını üstüne, tersine
4 karşı tarafa, öbür tarafa
* all over = her tarafında, her tarafına
İngilizce örnek : This music is becoming popular all over the world.
Türkçe çevirisi : Bu müzik bütün dünyada popüler oluyor.
* be over = bitmek, sona ermek * eşanlamlı : finish, end
İngilizce örnek : The dinner was over at eleven o'clock.
Türkçe çevirisi : Yemek saat onbirde bitti.
İngilizce örnek : I'm glad that history test is over.
Türkçe çevirisi : Tarih testinin bittiğine sevindim.
İngilizce örnek : By the time we get to the party it will be over!
Türkçe çevirisi : Biz partiye varana kadar parti bitecek!
İngilizce örnek : The concert will be over at about ten o'clock.
Türkçe çevirisi : Konser saat on sularında bitecek.
* all over again = yeni baştan
İngilizce örnek : He returned to the starting line and began all over again.
Türkçe çevirisi : Başlangıç çizgisine döndü ve yeni baştan başladı.
* over and above = -den başka
* over and over (again) = defalarca
İngilizce örnek : I've told you over and over again not to go there.
Türkçe çevirisi : Sana oraya gitmemeni defalarca söyledim.
* over there = o tarafta, o tarafa, orda, oraya
İngilizce örnek : Put your bags over there.
Türkçe çevirisi : Çantalarınızı şu tarafa koyun.
İngilizce örnek : Shall we sit at the table over there?
Türkçe çevirisi : Şuradaki masaya oturalım mı?

OVER = nasıl okunur, okunuşu /'ouvI/ belirteç

1: 0 ms