• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

throw

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 3292

ana kullanım 1

01. atmak 02. fırlatmak 03. uzatıvermek 04. düzenlemek 05. şok etmek 06. afallatmak 07. çevirmek 08. şaşkına çevirmek 09. yöneltmek 10. savurmak 11. üstünden atmak 12. yatırmak 13. bozmak 14. çarpmak 15. devirmek 16. düşürmek 17. -e biçim vermek 18. ilka etmek 19. ipeği büküp ibrişim yapmak 20. karıştırmak 21. kurmak 22. mahsus ya da para alarak kaybetmek 23. rahatını kaçırmak 24. salmak 25. sokmak 26. tuşlamak 27. vermek 28. yapmak 29. yavrulamak 30. yere atmak 31. yere düşürmek 32. ziyafet vs vermek

ana kullanım 2

01. atma 02. atış 03. fırlatma 04. fırlatış 05. krank kolu uzunluğu 06. krank muylu ve kolu 07. şut 08. uzaklık 09. atılış 10. atım 11. atım uzaklığı 12. atkı 13. bir basamağın atım yüksekliği 14. dikey atım 15. düşe atım 16. düşürme 17. krank mili muylu çıkıntısı 18. örtü 19. projeksiyon uzaklığı 20. şal 21. savurma

teknik

01. atımın düşey bileşeni

THROW = [trou] verb
threw [tru: ], thrown [troun] atmak, fırlatmak * eşanlamlı : cast, fling, hurl, sling, toss
İngilizce örnek : Don't throw stones at the cat!
Türkçe çevirisi : Kediye taş atma!
İngilizce örnek : He threw a stone at me.
Türkçe çevirisi : Bana bir taş attı.
İngilizce örnek : The little girl threw the ball to her brother.
Türkçe çevirisi : Küçük kız topu erkek kardeşine attı.
¤ noun
atma, atış, fırlatma * eşanlamlı : toss, pitch, thrust, fling, sling
* throw about = saçmak, dağıtmak
* throw away = 1 (işe yaramadığı için) atmak
İngilizce örnek : I threw away all the old magazines.
Türkçe çevirisi : Bütün eski dergileri attım.
İngilizce örnek : He threw his old shoes away.
Türkçe çevirisi : Eski ayakkabılarını attı.
İngilizce örnek : He threw away most of his old clothes when he moved house.
Türkçe çevirisi : Evden taşınınca eski giysilerinin çoğunu attı.
İngilizce örnek : We threw away the old things we didn't want.
Türkçe çevirisi : İstemediğimiz eski şeyleri attık.
2 boşa harcamak, çarçur etmek
* throw off = 1 üstünden atmak, çıkarmak
2 -den kurtulmak
* throw on = üzerine giyivermek
* throw out = 1 başından atmak, elden çıkarmak
2 kovmak, atmak
* throw over = ile ilişkisini kesmek
* throw together = acele yapıvermek
* throw up = 1 kusmak
2 bırakmak, vazgeçmek

1: 0 ms