• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

common

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 282

ana kullanım

01. ortak 02. müşterek 03. genel 04. sıradan 05. olağan 06. alışılmış 07. toplumsal 08. kamusal 09. topluma ait 10. çok rastlanan 11. yaygın 12. bilinen 13. çok kullanılan 14. bayağı 15. adi 16. kaba 17. halka açık yeşil alan 18. park 19. alelade 20. amiyane 21. aşağı 22. aşağılık 23. basbayağı 24. basit 25. genel arazi parçası 26. halka açık alan 27. harcıâlem 28. her yerdebulunan 29. kaba saba 30. kırtıpil 31. madara 32. pespaye 33. seviyesiz 34. sık görülen 35. umumi 36. alışılagelmiş 37. elbirlikli 38. halk 39. iş birlikli 40. meydan 41. müptezel 42. ortaklaşa

bilişim

01. ortak kısım

dilbilgisi

01. ortak dil

ekonomi

01. karma mal

hekimlik

01. birleşik 02. evrensel 03. tek

hukuk

01. yeşil alan 02. genel umumi 03. herkese açık 04. mutat

inşaat

01. sıra işi

iş dünyası

01. her günkü 02. düşük nitelikli 03. kamu ile ilgili 04. bir kimsenin başkasına ait arazi veya su üzerinde hak iddia etmesi 05. avam 06. evrensel adi

kentbilim

01. ortamalı

turizm

01. halka ait

COMMON = ['komın] adjective
1 ortak, genel * eşanlamlı : communal, joint, shared * karşıtanlamlı : separate, different
İngilizce örnek : These problems are common to all big cities.
Türkçe çevirisi : Bu sorunlar, bütün büyük şehirlerin ortak sorunları.
2 sıradan * eşanlamlı : ordinary, usual, average, standard, regular, customary * karşıtanlamlı : rare
İngilizce örnek : The army members have much higher salaries than the common people.
Türkçe çevirisi : Ordu üyeleri, sıradan halktan çok daha yüksek maaş alıyor.
3 kaba, adi, sıradan * eşanlamlı : impolite, vulgar * karşıtanlamlı : polite, kind
İngilizce örnek : She is so common!
Türkçe çevirisi : O çok adi!
4 yaygın, bilinen * eşanlamlı : spread, general, familiar, popular
İngilizce örnek : Cholera is not common any longer.
Türkçe çevirisi : Kolera artık yaygın değil.
İngilizce örnek : Are arranged marriages still common in Turkey?
Türkçe çevirisi : Görücü usulü evlilik hâlâ Türkiye’de yaygın mı?
¤ noun
1 halka açık yeşil alan, park
2 ortak, müşterek
* Common Market = Ortak Pazar
* common noun = dilb. cins ismi
* common rights = insan hakları
* common sense = sağduyu
İngilizce örnek : His common sense told him that he should have acted differently.
Türkçe çevirisi : Sağduyusu ona farklı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
* have sth in common (with) = ortak yönü olmak
İngilizce örnek : They have many interests in common.
Türkçe çevirisi : Ortak birçok ilgi alanları var.
İngilizce örnek : They love each other although they don't have enough in common.
Türkçe çevirisi : Yeterince ortak yanları olmamasına karşın birbirlerini seviyorlar.

COMMON = nasıl okunur, okunuşu /'kOmIn/ sıfat [commoner - commonest]

1: 0 ms