• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

understand

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 679

ana kullanım

01. anlamak 02. işitmek 03. öğrenmek 04. haberi olmak 05. anlam çıkarmak 06. anlam vermek 07. anlayış göstermek 08. anlayışla karşılamak 09. bilmek 10. çakmak 11. derk etmek 12. duymak 13. farz etmek 14. görmek 15. idrak etmek 16. kafasına girmek 17. kavramak 18. kulağına gelmek 19. nüfuz etmek 20. okumak 21. sezinlemek 22. sezinmek 23. sonuç çıkarmak 24. takdir etmek 25. uyanmak 26. yorumlamak 27. aklı ermek 28. anlamını kavramak 29. anlayışlı olmak 30. çakız etmek 31. çakoz etmek 32. çakoz olmak 33. çıkarmak 34. -den çok iyi anlamak 35. derketmek 36. -e anlayış göstermek 37. hissetmek 38. ihata etmek 39. intikal etmek 40. iyi anlamak 41. iyice bilmek 42. sökmek 43. tutmak 44. zapt etmek 45. zihinden tamamlamak 46. zımnen söylemek

argo

01. çakaroz etmek 02. çakız etmek 03. çakozlamak 04. katalaviz

dilbilim

01. anlam katmak 02. tahmin etmek 03. zihinden tamamlamak

ifade

01. anladın mı

UNDERSTAND = [andı'stend] verb
understood [andı'stud] anlamak * eşanlamlı : comprehend, realize, apprehend, perceive, discern, see, recognize
İngilizce örnek : He spoke clearly, but I didn't understand him.
Türkçe çevirisi : Açık seçik konuştu ama onu anlamadım.
İngilizce örnek : I'm sorry, I don't understand you.
Türkçe çevirisi : Affedersiniz, sizi anlamıyorum.
İngilizce örnek : I don't understand this sentence.
Türkçe çevirisi : Bu tümceyi anlamıyorum.
İngilizce örnek : I understand geography more than science.
Türkçe çevirisi : Coğrafyayı fenden daha çok anlıyorum.
İngilizce örnek : He doesn’t understand English.
Türkçe çevirisi : İngilizce’den anlamaz.
İngilizce örnek : Nobody could understand the foreigner because he had bad pronunciation.
Türkçe çevirisi : Yabancıyı kimse anlamadı çünkü çok kötü sesletimi (telaffuzu) vardı.

1: 0 ms