• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

limit

Türkçe - İngilizce

limit

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1859

bilim teknik

bilişim

fizik

hekimlik

hukuk

LIMIT = ['limit] noun
limit, uç, sınır * eşanlamlı : boundry, frontier, edge, extent, bound, end, termination; restraint, restriction, limitation
İngilizce örnek : There is a limit to every man's patience.
Türkçe çevirisi : Her insanın sabrının bir sınırı vardır.
¤ verb
(to) kısıtlamak, sınırlandırmak * eşanlamlı : restrict, confine, restrain, bound, delimit
İngilizce örnek : Admission to the club is limited to members only.
Türkçe çevirisi : Kulübe kabul sadece üyelere sınırlıdır.
İngilizce örnek : The teacher told us to limit our composition to two pages.
Türkçe çevirisi : Öğretmen kompozisyonumuzu iki sayfaya sanırlandırmamızı söyledi.

LIMIT = nasıl okunur, okunuşu /'limit/ isim

1: 0 ms