• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

measure

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 949

madencilik

şiirsel

MEASURE = ['mejı] noun
1 ölçü * eşanlamlı : size, magnitude, quantity, amount, extent, volume, dimension, range
İngilizce örnek : The dressmaker took her measure for a new dress.
Türkçe çevirisi : Kadın terzisi yeni bir elbise için onun ölçüsünü aldı.
2 tedbir, önlem
İngilizce örnek : We must take new measures to cut down expenses.
Türkçe çevirisi : Masrafları azaltmak için yeni önlemler almalıyız.
3 ölçü, gösterge * eşanlamlı : test, rule, meter, gauge, scale, standard, norm
İngilizce örnek : Kelvin is a measure of temperature.
Türkçe çevirisi : Kelvin, sıcaklık ölçüsüdür.
¤ verb
ölçmek * eşanlamlı : weigh, gauge, value, evaluate, quantify, count, estimate, calculate
İngilizce örnek : A thermometer is used to measure temperature.
Türkçe çevirisi : Termometre, sıcaklığı ölçmek için kullanılır.
İngilizce örnek : It is possible to measure temperature changes.
Türkçe çevirisi : Isı değişikliklerini ölçmek mümkündür.
İngilizce örnek : The doctor has a machine for measuring blood pressure.
Türkçe çevirisi : Doktorun tansiyonu ölçmek için bir makinesi var.

MEASURE = nasıl okunur, okunuşu /'mejI/ isim

1: 0 ms