• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

vurgun

Türkçe - İngilizce

bilişim

hekimlik / medicine

iş dünyası

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) 1. Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlama amacıyle kurulan düzen. 2. Fiyat yükseldiği zaman fazla ederle satma ve olağanüstü kazanç sağlama amacıyle mal satın alma, depo etme.

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) 1. Algın, nazar değdiğine inanılan, çarpılmış kimse. 2. Hastalıklı, çürük: Erikler bu sene vurgun.

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) 1. Büyüyüp gelişememiş. 2. Nazar değdiği, çarpıldığı sanılan algın, güçsüz kişi. 3. Dalgıca, su altında gelen inme. 4. Zatülcemp.

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) 1. Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. 2. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar: Dolu vurgunu elma. 3. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. 4. sf. Silahla yaralanmış olan. 5. sf. mec. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun: «Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır.» -T. Buğra.

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) 1. Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlama amacıyla kurulan düzen. 2. Eder yükseldiği zaman fazla ederle satma ve olağanüstü kazanç sağlama amacıyla mal satın alma, depo etme.

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) Baskın, düşman hücumu.

VURGUN = (vurgun nedir; vurgun ne demek; vurgun İngilizcesi) Büyük, iki ya da daha fazla at koşulmuş araba.

vurgun = dekompresyon hastalığı [öz Türkçe - eski terim]

vurgun = ihtikâr [öz Türkçe - eski terim]

vurgun = meftun [öz Türkçe - eski terim]

vurgun = spekülasyon [öz Türkçe - eski terim]

vurgun = âşık [öz Türkçe - eski terim]

vurgun = ihtikâr [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms