• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

hit

Türkçe - İngilizce

ana kullanım

iş dünyası

hit

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2551

güvenlik

ormancılık

suçbilim

teknik

voleybol

HIT = [hit] verb
1 vurmak * eşanlamlı : strike, knock, beat, batter, punch
İngilizce örnek : He was rushed to hospital after being hit on the head with a bottle.
Türkçe çevirisi : Bir şişe ile başından vurulduktan sonra aceleyle hastaneye kaldırıldı.
İngilizce örnek : The dog ran at her, so she hit it with her umbrella.
Türkçe çevirisi : Köpek ona saldırdı, o da bu yüzden köpeğe şemsiyesi ile vurdu.
İngilizce örnek : If you hit me, I’ll hit you back.
Türkçe çevirisi : Bana vurursan, ben de sana vururum.
İngilizce örnek : I told him not to hit his brother.
Türkçe çevirisi : Ona, erkek kardeşine vurmamasını söyledim.
2 çarpmak * eşanlamlı : bump, bang, crash into, collide with
İngilizce örnek : He hit his head against a lamppost.
Türkçe çevirisi : Başını bir lamba direğine çarptı.
İngilizce örnek : What's the matter? Have you hit your head against something?
Türkçe çevirisi : Ne oldu? Başını bir şeye mi çarptın?
3 üzmek
4 varmak, ulaşmak * eşanlamlı : reach, attain, achieve, arrive at
¤ noun
1 vurma, vuruş, çarpma * eşanlamlı : stroke, blow, knock, smack, slap, bump, crash
2 (şarkı, vb) sevilen/tutulan şey
İngilizce örnek : They were such talented singers that the concert was a hit.
Türkçe çevirisi : O kadar yetenekli şarkıcıydılar ki konserleri çok tutuldu.
* hit it off (with sb) = kanı kaynamak, görür görmez hoşlanmak
* hit on = tesadüfen bulmak
İngilizce örnek : He was lucky to hit on the solution.
Türkçe çevirisi : Çözümü tesadüfen bulmakla şanslıydılar.
* hit out at/against = karşı çıkmak, sözlerle saldırmak

HIT = hit nedir; hit ne demek; hit Türkçesi; hit nasıl okunur, okunuşu /hit/ eylem [past tense : hit, past participle : hit, -ing : hitting]

1: 0 ms