• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

solid

Türkçe - İngilizce

ana kullanım

hekimlik

solid

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1744

ana kullanım

SOLID = ['solid] adjective
1 katı * eşanlamlı : hard, dense, firm, solidified, compact
İngilizce örnek : The solid state of water is known as ice.
Türkçe çevirisi : Suyun katı hali buz olarak bilinir.
İngilizce örnek : She will not eat any solid food.
Türkçe çevirisi : Katı yiyecek yemeyecek.
2 sağlam * eşanlamlı : strong, sound, stable
İngilizce örnek : The external walls of the building are quite solid.
Türkçe çevirisi : Binanın dış duvarları oldukça sağlam.
İngilizce örnek : The pipes are made from cast iron, and are very solid.
Türkçe çevirisi : Borular dökme demirden yapılmıştır, ve çok sağlamdır.
3 yekpare
4 som * eşanlamlı : genuine, real, pure, unalloyed
İngilizce örnek : She is wearing a solid gold necklace.
Türkçe çevirisi : Som altından bir kolye takıyor.
5 devamlı, aralıksız
İngilizce örnek : The baby slept for eleven hours solid.
Türkçe çevirisi : Bebek kesintisiz on bir saat uyudu.
¤ noun
katı madde
İngilizce örnek : When solids reach their melting points they become liquids.
Türkçe çevirisi : Katı maddeler erime noktasına ulaşınca sıvı olurlar.

SOLID nasıl okunur, okunuşu /'sOlid/ sıfat

1: 0 ms