• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

sack

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 11137

ana kullanım 1

01. çuval 02. torba 03. cağ 04. bir çuval dolusu 05. bir torba dolusu 06. kesekâğıdı 07. plastik torba 08. kâğıt torba 09. kahverengi büyük kesekâğıdı 10. çapul 11. talan 12. yağma 13. yağmalanan yer

ana kullanım 2

01. çuvallamak 02. çuvala koymak 03. çuvala doldurmak 04. yağmalamak 05. yağma etmek 06. çapullamak 07. çapul etmek 08. çapulculuk etmek 09. talan etmek 10. talanlamak 11. tırpan atmak 12. soymak

argo

01. yatak

beyzbol

01. oyun yeri 02. oyun üssü

bilişim

01. seçici alındılama

giyim kuşam

01. erkek ceketi 02. bol kadın giysisi 03. çuval benzeri giysi

konuşma dili 1

01. atmak 02. çıkarmak 03. kovmak 04. sepetlemek 05. dehlemek 06. haydalamak 07. işten almak 08. işten atmak 09. işten çıkarmak 10. işten kovmak 11. bohçasını koltuğuna vermek

konuşma dili 2

01. atılma 02. çıkarılma 03. kovulma 04. sepetlenme 05. dehlenme 06. haydalanma 07. işten alınma 08. işten atılma 09. işten çıkarılma 10. işten kovulma 11. bohçasını koltuğuna verilme

şarapçılık

01. beyaz şarap 02. İspanyol beyaz şarabı 03. Kanarya adalarına özgü beyaz şarap

SACK = [sek] noun
1 çuval, torba * eşanlamlı : bag, sac
İngilizce örnek : He carried the heavy sack of hazel nuts on his back.
Türkçe çevirisi : Ağır fındık çuvalını sırtında taşıdı.
2 kon. işten kovulma * eşanlamlı : dismissal, discharge
İngilizce örnek : Unless you work harder you will get the sack.
Türkçe çevirisi : Daha sıkı çalışmazsan işten atılırsın.
3 yağma, çapul * eşanlamlı : plunder, pillage, rape, devastation
¤ verb
kon. işten kovmak, sepetlemek * eşanlamlı : dismiss, discharge, fire
İngilizce örnek : I'll sack him if he is late again.
Türkçe çevirisi : Bir daha geç kalırsa onu işten atacağım.

1: 0 ms