• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

beklenmedik

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 8206

sıfat / adjective

beklenmedik = ani [öz Türkçe - eski terim]

BEKLENMEDİK = (beklenmedik nedir; beklenmedik ne demek; beklenmedik İngilizcesi) 1. Beklenmeyen, umulmayan: «Hayatın alışkın olduğumuz birçok gündelik hâlleri beklenmedik nice zevklere bürünürdü.» -A. Ş. Hisar. 2. Birdenbire, ansızın olan.

beklenmedik = nâme'mûl [Türkçe - Osmanlıca]

ilgili sözler / related words

beklenmedik ağır başarısızlık beklenmedik anda karşılaşmak beklenmedik anda olan beklenmedik anda yakalamak beklenmedik başarı beklenmedik başarısızlık beklenmedik başarıya ulaşmak beklenmedik biçimde beklenmedik biçimde ortaya çıkmak beklenmedik biçimde zengin olmak beklenmedik bir anda beklenmedik bir anda çıkmak ya da olmak beklenmedik bir anda meydana çıkmak ya da olmak beklenmedik bir biçimde beklenmedik bir biçimde bitmek beklenmedik bir çıkış yapan kimse beklenmedik bir dönüm noktasına varmak beklenmedik bir gelire erişmek beklenmedik bir kayıp, başarısızlık, yenilgi vb beklenmedik bir şekilde beklenmedik bir şekilde açıklamak beklenmedik bozulma beklenmedik çözüm bulmak beklenmedik darbe beklenmedik değişiklik beklenmedik derecede konukseverlik beklenmedik durum beklenmedik durum bütçesi beklenmedik durum işlemi beklenmedik durum önlemi beklenmedik durum planı beklenmedik durum sigortası beklenmedik durumlar beklenmedik engel beklenmedik engel ya da güçlük beklenmedik evrim beklenmedik gelir beklenmedik gelişme beklenmedik gelişme ya da değişiklik beklenmedik gönderge beklenmedik güçlük beklenmedik hal beklenmedik hal sigortası beklenmedik hal tedbiri beklenmedik harcamalar beklenmedik harcamaları karşılayan fon beklenmedik hata beklenmedik kâr beklenmedik kazanç beklenmedik kısa ziyaret beklenmedik kötü sonuç beklenmedik lütuf beklenmedik mali sonuç beklenmedik masraflar beklenmedik olay beklenmedik olay planı beklenmedik olaylar beklenmedik olaylar dizisi beklenmedik para beklenmedik pürüz beklenmedik reklam beklenmedik servete veya başarıya ulaşmak beklenmedik son beklenmedik sorunları ortaya çıkarmak beklenmedik şans beklenmedik şekilde genişlemiş savaş beklenmedik şekilde ölüp aramızdan ayrıldı beklenmedik şekilde yarış kazanan at beklenmedik şey beklenmedik talih beklenmedik talih eseri beklenmedik ya da nadir olduğu için hoşa giden beklenmedik yenilgi beklenmedik yerden gelen para beklenmedik zarar beklenmedik zararsız kapanış beklenmedik ziyaret hiç beklenmedik bir anda hiç beklenmedik bir olay hiç beklenmedik bir şekilde o çok beklenmedik utanılacak bir hataya yol açan beklenmedik şey yasadışı ve beklenmedik

1: 0 ms