• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

harvest

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 5509

ana kullanım 1

01. biçmek 02. tarladan kaldırmak 03. hasat etmek 04. biriktirmek 05. depo etmek 06. ekin biçmek 07. kaldırmak 08. mahsulü kaldırmak 09. ürün almak 10. ürünü toplamak 11. hasat kaldırmak 12. idareli kullanmak 13. iktitaf etmek 14. saklamak 15. toplamak

ana kullanım 2

01. hasat 02. ekin toplama 03. hasat zamanı 04. toplanan ekin 05. mahsul 06. ürün 07. ekin 08. ekin biçme işi 09. harman 10. hasat mevsimi 11. netice 12. rekolte 13. ürün kaldırma 14. biçim 15. nakde çevirme 16. orak 17. semere 18. sonuç

hekimlik

01. toplama

şeker

01. ürün toplamak

tarım

01. hasat yapmak

teknik

01. biçme 02. ekin biçme 03. mahsul biçmek

HARVEST = ['ha: vist] noun
1 hasat, ekin toplama
İngilizce örnek : They are very busy working in the field at harvest time.
Türkçe çevirisi : Hasat zamanı tarlada çalışmakla (çok) meşguller.
2 mahsul, ürün * eşanlamlı : crop, yield, produce; result, outcome, issue
İngilizce örnek : The harvest has failed this year.
Türkçe çevirisi : Mahsul bu yıl hayal kırıklığına uğrattı (yetersiz oldu).
İngilizce örnek : The farmer is proud of the fine harvest that he got from his fields.
Türkçe çevirisi : Çiftçi tarlalarından aldığı iyi ürünle gurur duyuyor.
İngilizce örnek : The rice harvest has been in excess of all estimates.
Türkçe çevirisi : Pirinç rekoltesi bütün tahminlerden daha fazla idi.
¤ verb
biçmek, tarladan kaldırmak * eşanlamlı : gather, reap, pluck, pick, collect
İngilizce örnek : All the villagers help each other to harvest the crops.
Türkçe çevirisi : Bütün köylüler ürünleri tarladan kaldırmak için birbirine yardım eder.
İngilizce örnek : It is time to harvest the potatoes.
Türkçe çevirisi : Patatesleri devşirmenin (taplamanın) zamanı geldi.

1: 0 ms