• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

sleep

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1614

bitkibilim

SLEEP = [sli: p] verb
slept [slept] uyumak * eşanlamlı : slumber, doze, nap, snooze, repose, rest, hibernate * karşıtanlamlı : wake
İngilizce örnek : I didn't sleep well last night.
Türkçe çevirisi : Dün gece iyi uyumadım.
İngilizce örnek : The dog is sleeping on our bed!
Türkçe çevirisi : Köpek yatağımızda uyuyor!
İngilizce örnek : The baby slept all through the night.
Türkçe çevirisi : Bebek bütün gece uyudu.
İngilizce örnek : I'm not in the habit of sleeping after lunch.
Türkçe çevirisi : Öğle yemeğinden sonra uyuma alışkanlığım yok.
¤ noun
uyku * eşanlamlı : nap, siesta, snooze, slumber, rest
İngilizce örnek : She always has a little sleep in the afternoon.
Türkçe çevirisi : Öğleden sonra her zaman biraz uyur.
İngilizce örnek : I managed to have a short sleep on the plane.
Türkçe çevirisi : Uçakta kısa bir süre uyuyabildim.
İngilizce örnek : During deep sleep, the sleeper breathes more slowly.
Türkçe çevirisi : Derin uykuda uyuyan kişi daha yavaş nefes alıp verir.
* go to sleep = uyumak
İngilizce örnek : At times I can't go to sleep at once.
Türkçe çevirisi : Bazen hemen uyuyamıyorum.
İngilizce örnek : He sat in the back of the bus and went to sleep.
Türkçe çevirisi : Otobüsün arkasına oturdu ve uyudu.
* put to sleep = uyutmak, yatırmak
* sleeping bag = uyku tulumu
* sleeping pill = uyku hapı

SLEEP = nasıl okunur, okunuşu /sli:p/ eylem [past tense : slept, past participle : slept, -ing : sleeping]

1: 0 ms