• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

bile

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 87

bile = dahi [öz Türkçe - eski terim]

bile = hatta [öz Türkçe - eski terim]

bile = hâlâ [öz Türkçe - eski terim]

bile = velev [öz Türkçe - eski terim]

BİLE = (bile nedir; bile ne demek; bile İngilizcesi) 1. Birlikte, beraber. 2. Dahi, de. 3. İle.

BİLE = (bile nedir; bile ne demek; bile İngilizcesi) bağ. 1. Da, de, dahi: «Dayak yemedim, azar bile işitmedim.» -A. Kutlu. 2. zf. esk. Birlikte: «Yarın olsun, hayrı bile gelsin.» -O. Kemal. 3. zf. Üstelik: «Türkü çağırmak şöyle dursun, konuşamıyorduk bile.» -A. Erhat.

BİLE = (bile nedir; bile ne demek; bile İngilizcesi) Bileği taşı.

bile

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 9504

BILE = [bayl] noun
safra, öd
İngilizce örnek : The liver secretes bile.
Türkçe çevirisi : Karaciğer safra salgılar.

ilgili sözler / related words

-den haberi bile yok -sa bile -se bile acımdan bir atı bile yiyebilirim adı bile okunmamak ağzımı açıp bir kelime bile söyleyemedim ağzını açıp da cevap bile vermedi ağzınla kuş tutsan bile akit yapılırken bile bile yanlış zehabı uyandıran izah ve beyanlarda bulunma aklının kenarından bile geçmeme aklının köşesinden bile geçmeme aklının köşesinden bile geçmemek aklının köşesinden bile geçmiyor amuda kalkmış vaziyette bile yaparım aptala para bile bozdurma bahis konusu bile olamaz bahsi bile edilemez bakmadan bile bana .. bile demedi belirtilmese bile bir şeyi bilinir veya anlaşılır saymak benim hatırım için bile olsa benim umurumda bile değil! bid damla bile uyumamak bil bile bile acid bile acids bile bile bile bile adam öldürme bile bile göz yummak bile bile ifade vermekten kaçınmak bile bile işleme bile bile işlenen cinayet bile bile işlenmiş olan fiillerden doğan tazminat borcu bile bile kendi işini baltalamak bile bile lades demek bile bile lades der gibi bile bile on purpose bile bile suç işleme bile bile suç işlemek bile bile ve kasten işlenmiş suçlar hariç olmak üzere bahşedilen dokunulmazlık bile bile ve kötü niyetle bile bile ve kötüniyetle bile bile yapılan bile bile yapılan zarar bile bile yapma bile bile yapmak bile bile yaptın şimdi sonucuna katlan bile bladder bile calculus bile canaliculi bile collection bags bile cyst bile değil bile duct bile duct carcinoma bile ducts bile emboli bile imbibition bile juice bile lock bile pigment bile pigments bile salt bile salts bile stone bile thrombus bile yapmadan binlerce kilometrelik yolculuk bile tek bir adımla başlar bir allahın kulu bile bir an bile bir an bile boş geçmiyor bir çöp bile kurtulmadı bir kelimesini bile anlamadım bir kez bile vurmadan bir şeye bile bile girişmek bir şeye bile bile göz yummak bir tane bile yok bir tek bile yok bir tek mermi bile atmaksızın bir tek satır bile yazmadı bir yere adımını bile atmamak biri için söyleneni yalan bile olsa başkalarına inandırmak birinin kılına bile dokunmamak birinin semtine bile uğramamak birinin tırnağı bile olamamak birinin yüzüne bile bakmamak birisine yardım etmek için parmağını bile kıpırdatmamak biriyle mukayese bile edilememek böyle bir şeyi hayal bile etmem böyle olsa bile bu gün bile bu kadar erken saatte bile bu saatte bile bu şartlar altında bile bugün bile buna cevap vermeye bile değemez buna çocuklar bile inanmaz buna kargalar bile inanmaz bunu bebekler bile bilir bunu rüyanda bile göremezsin burnu bile kanamadan burnu bile kanamadan kurtulmak burnu bile kanamamış cehennemin öfkesi bile küçümsenmiş kadının öfkesi kadar büyük olamaz common bile duct çabalamaya bile başlamaz davul bile dengi dengine vurur değilse bile deneme amaçlı bile olsa deniz sigortası poliçesine derçedilen bir kayıttır ki buna göre gemi sigorta akdi sırasında hasara uğramış olsa bile sigorta hüküm ifade etmektedir dikkate bile almamak dilin kemiği yok, ama kemiği bile kırar doğru olduğunu kabul etsek bile dünya (peygamber) süleyman'a bile kalmamış dünya sultan süleyman'a bile kalmamış dünyadaki son erkek olsan bile olmaz düşmanın karınca bile olsa küçük görme düşüncesi bile düşüncesi bile beni rahatsız ediyor düşünmesi bile hoş olmayan edge to edge bile elimi bile sürmek istemem eline su bile dökememek en büyük meşe bile küçücük palamuttan çıkar en iyi dostlar bile bir gün yol ayrımına gelebilir, görüş ayrılığına düşebilir en iyi dostlar bile daima birlikte olamaz en iyi koşullar altında bile en kötü durumda bile en kötü durumda bile neşesini kaybetmemek en küçük bir işareti bile vermek en küçük çocuk bile en küçük şeyden bile korkar en ufak bir ihtimal bile yok en ufak bir şüphesi bile olmamak en uygun durumda bile en uygün durumda bile eseri bile yok eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez eşek bile düştüğü yere bir daha düşmez fareler bile gemiyi terk etti fazla sıkıştırılınca en zayıf yaratık bile pek çok öfkelenir fazla üstüne varılırsa en pısırık adam bile ifrit kesilir gece bile görev alanımın dışına bile çıktım gözünü bile kırpmadan gözünü bile kırpmamak gürültüden kendimi bile duyamıyorum haberi bile yok haberim bile yok! hatta ... bile değil hayalinde bile yoktu her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter hiç aklıma bile gelmezdi hisse senetleri sayısında artış olsa bile hisse başına kârın artışı ya da zararın azalışı homer bile dikkatsizlik yapabilir hor görmeye bile değmez içinde gerçeğin zerresi bile yok ihtimal bile verilmeyen kişiler arasındaki karşılıklı yardım ya da güven duygusu insanı taş olsa bile çatlatmak inspissated bile syndrome iplemem bile ise bile işten bile değil kanıttan eser bile yok kargalar bile güler buna karıncayı bile incitmemek kemik kitlesinde hafif havmalarla bile kemik oluşabilecek düzeyde azalma oluşu kılı bile kıpırdamadan kılına bile dokunmak kılına bile dokunulmamak kılına bile zarar vermek kılını bile kıpırdatmamak kiri bile olmamak kirli su bile ateşi söndürür kocaman hedefi bile vuramamak konuşmaya bile değmez köpek bile yal yediği kaba pislemez kör (eşek) bile bir düştüğü çukura bir daha düşmez kör (eşek) bile bir düştüğü yere/çukura bir daha düşmez kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez kötü olsa bile birine hakkını vermek kral bile kullanıcının banka hesabında parası olmasa bile belirli bir tutara kadar bir çekin ödemesini garanti eden kart lafı bile olmaz maşa ile bile dokunmak istemem mezarında bile rahat edememek musiki, vahşi kalpleri bile yumuşatır o benim umurumda bile değil! o kadar acıktım ki bir atı bile yiyebilirim o sizin elinize su bile dökemez o zaman bile o zamanlarda bile olsa bile olsa bile pek az ona elimi bile sürmem ona soğuk kelimesi az bile kalır! onu ben bile yapamazdım onu hiç görmedim bile onu tekrar görmek düşüncesi bile onu mutlu ediyor onu yapmayı kesinlikle düşünmem bile onun zerresi bile değil ox bile ölecek olsam bile ölüyü bile güldürür öptü bile öyle olduğu halde bile öyle olsa bile öyle olsa bile ne çıkar padişahın bile arkasından kılıç sallarlar para için bile yapmam parmağını bile kıpırdatmamak parmağını bile oynatmamak parmağını bile oynatmaz primary bile acids roma bile bir günde yapılmadı ruhu bile duymamak sa bile secondary bile acid sen kendi gölgenden bile korkuyorsun solucan bile döner sonucun kötü olacağını bile bile bir işi devam ettirmek söylenmesine bile gerek yok söylenmesine bile gerek yoktur ki söylenmesine bile lüzum yok söylenmesine bile lüzum yoktur ki söz konusu bile değil söz konusu bile olamaz sözünü bile etmeye değmez şimdi bile şimdi bile görülebilen şu anda bile şu anda bile değil tahammüllü bir insanı bile kızdırmak tanrı bile dünyayı bir günde yaratmadı tanrı bile dünyayı yedi günde yarattı tarafsızlığını korumak için kendi hakkını bile almamak tasavvur bile edilemez tatsızlık olan yerde saman bile sığır etinden iyi gelir tavuğa kışt bile diyememek tek bir kelime bile etmemek tırnağı bile olamamak tırnağı bile olamaz tırnağının kiri bile olamamak umurumda bile değil umutsuz durumda bile umudunu yitirmemek uygun olmasa bile yardım edebilmek için elden gelen her şeyi yapmak üç yıl sonra bile üstüne varılınca en pısırık kimse bile ifrit kesilir vakti geldi de geçiyor bile vakti geldi de geçti bile white bile yanından bile geçmemiş yardım için parmağını bile oynatmamak yarısı bile değil yellow bile yeter de artar bile yeter ve artar bile yolda tren veya uçak değiştirilse bile yolcuyu en son durağa kadar götüren bilet yolda tren veya uçak değiştirilse bile yolcuyu en son durağa kadar götüren bilet (son durak bileti) yurdun en ücra köşesinde bile yüksek bir rakımda bile yolcuların rahat ve emniyeti için uçak içindeki basıncı artırmak yüzü bile kızarmamak yüzüne bile bakmamak yüzyıllar sonra bile zerre kadar bile bir fikri olmamak zerresi bile yok zırnık bile yok

1: 0 ms