• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

yetişmek

Türkçe - İngilizce

bitkibilim

fiil / verb

YETİŞMEK = (yetişmek nedir; yetişmek ne demek; yetişmek İngilizcesi) 1. Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak: «Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti.» -Ö. Seyfettin. 2. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak: Bu giysi yarına yetişmeli. 3. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak: «Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi.» -A. Ş. Hisar. 4. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak: «Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı.» -Y. K. Karaosmanoğlu. 5. Değmek, uzanıp dokunabilmek: Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez. 6. Vakit bulmak, yapabilmek: Ben bu kadar işe yetişemem. 7. (nsz) Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek: Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir. 8. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak: «Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm.» -P. Safa. 9. (nsz) Üremek, büyümek, olmak: «Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti.» -S. F. Abasıyanık. 10. (-de) Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek: «İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben.» -Y. Z. Ortaç. 11. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. 12. Yardım etmek, yardımına koşmak: «Tam o sırada talih imdadıma yetişti.» -R. H. Karay. 13. mec. Ortaya çıkmak: «Her iki eserde de bu suallerin cevapları hakkında uzun uzun tafsilat verilmektedir.» -A. H. Çelebi.

YETİŞMEK = (yetişmek nedir; yetişmek ne demek; yetişmek İngilizcesi) Ârız olmak.

YETİŞMEK = (yetişmek nedir; yetişmek ne demek; yetişmek İngilizcesi) Olgunlaşmak.

1: 0 ms