• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

witness

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2603

WITNESS = ['witnis] noun
1 tanık, şahit * eşanlamlı : onlooker, eyewitness, spectator, observer, testifier
İngilizce örnek : The witness described the accident in detail.
Türkçe çevirisi : Tanık kazayı ayrıntılı olarak anlattı.
İngilizce örnek : The witness made some inexact statements.
Türkçe çevirisi : Tanık tam doğru olmayan sözler söyledi.
İngilizce örnek : One of the witnesses, when questioned, complained that he had been threatened.
Türkçe çevirisi : Tanıklardan biri, sorgulanması üzerine, tehdit edildiğinden şikâyet etti.
2 tanıklık * eşanlamlı : testimony, attestation, statement
3 kanıt, delil * eşanlamlı : evidence, proof
¤ verb
1 tanık olmak * eşanlamlı : see, view, watch, notice
İngilizce örnek : I know a woman who witnessed the murder but she is afraid to speak.
Türkçe çevirisi : Cinayete tanık olan bir kadın tanıyorum ama o kunuşmaya korkuyor.
2 tanıklık etmek * eşanlamlı : confirm, corroborate, attest
3 göstermek, kanıtlamak * eşanlamlı : give evidence, testify, bear witness
* witness box = tanık kürsüsü * eşanlamlı : witness-stand
İngilizce örnek : The judge ordered him to leave the witness box.
Türkçe çevirisi : Yargıç onun tanık kürsüsünü terk etmesini istedi.

WITNESS = witness nedir; witness ne demek; witness Türkçesi; witness nasıl okunur, okunuşu /'witnis/ isim

1: 0 ms