• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

win

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2913

ana kullanım 1

01. kazanmak 02. ütmek 03. ulaşmayı başarmak 04. aşırmak 05. başarılı olmak 06. çalmak 07. düzenlemek 08. ele geçirmek 09. erişmek 10. galip gelmek 11. isabet etmek 12. kandırmak 13. kazandırmak 14. organize etmek 15. sağlamak 16. tertiplemek 17. üstün gelmek 18. utmak 19. varmak 20. yenmek 21. yutmak 22. yenilgeye uğratmak 23. yenilgiye uğratmak 24. çıkarmak 25. baş gelmek 26. dostluğunu kazanmak 27. -e ulaşmak 28. -e varmak 29. edinmek 30. elde etmek 31. gönlünü fethetmek 32. ikna etmek 33. kama basmak 34. kazı yolu ile kazanmak 35. kazmak 36. ulaşmak 37. üst çıkmak 38. yıkmak

ana kullanım 2

01. galibiyet 02. yengi 03. zafer 04. ganyan 05. birinci olma 06. başarı 07. galebe 08. kazanma 09. yasadışı yollardan

tavla

01. kırmak

WIN = [win] verb
won [wan] kazanmak * eşanlamlı : triump, conquer, vanquish, overcome, come first; gain, achieve, accomplish, obtain, acquire, earn * karşıtanlamlı : lose
İngilizce örnek : Our horse has won the race!
Türkçe çevirisi : Atımız yarışı kazandı!
İngilizce örnek : We won the game.
Türkçe çevirisi : Oyunu kazandık.
İngilizce örnek : Who won the match?
Türkçe çevirisi : Maçı kim kazandı?
İngilizce örnek : He has won a prize.
Türkçe çevirisi : Bir ödül kazandı.
İngilizce örnek : It is a pity he cannot win the elections.
Türkçe çevirisi : Maalesef seçimleri kazanamaz.
İngilizce örnek : Napoleon won some astounding victories.
Türkçe çevirisi : Napoleon hayret verici zaferler kazanmıştır.
İngilizce örnek : Did you win or lose?
Türkçe çevirisi : Kazandınız mı kayıp mı ettiniz? (Galip misiniz yoksa mağlup musunuz?)
¤ noun
galibiyet, yengi * eşanlamlı : victory, triumph, success * karşıtanlamlı : defeat

1: 0 ms