• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

wear

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2925

WEAR = [weı] verb
wore [wo: ], worn [wo: n]
1 giymek * eşanlamlı : have on, put on, be dressed in
İngilizce örnek : She was wearing a black dress.
Türkçe çevirisi : Siyah bir elbise giyiyordu.
İngilizce örnek : I usually wear jeans and sweaters.
Türkçe çevirisi : Genellikle blucin ve süveter giyerim.
İngilizce örnek : She often wears high-heeled shoes.
Türkçe çevirisi : Çoğu zaman yüksek topuklu ayakkabı giyer.
İngilizce örnek : You can't wear sports shoes with that suit.
Türkçe çevirisi : O takımla spor ayakkabı giyemezsin.
İngilizce örnek : The man was wearing old, dirty clothes.
Türkçe çevirisi : Adam eski, kirli giysiler giyiyordu.
İngilizce örnek : As it's cold, you should wear warm clothes.
Türkçe çevirisi : Soğuk olduğu için sıcak tutan giysiler giymelisin.
2 takmak
İngilizce örnek : She was wearing gold bracelets.
Türkçe çevirisi : Altın bilezikler takmıştı.
İngilizce örnek : My grandad has to wear glasses to read.
Türkçe çevirisi : Dedem okumak için gözlük takmak zorunda.
İngilizce örnek : The coach was wearing a white cap.
Türkçe çevirisi : Antrenör beyaz bir şapka takmıştı.
3 takınmak
4 aşınmak, yıpranmak * eşanlamlı : erode, eat away, corrode, abrade, rub
5 aşındırmak * eşanlamlı : erode, corrode, rub
¤ noun
1 giyme, giyinme
2 giysi, giyim * eşanlamlı : clothes, clothing, attire, dress, garments
3 aşınma, eskime * eşanlamlı : erosion, corrosion, abrasion, wear and tear
İngilizce örnek : Wear on the bearings should be reduced considerably with good lubrication.
Türkçe çevirisi : Rulmanlardaki aşınma iyi yağlama ile önemli ölçüde azaltılabilir.
* wear (sth) away = 1 (zamanla) aşınmak
2 aşındırmak
* wear (sth) down = 1 aşınmak
2 aşındırmak, yıpratmak
* wear sb/sth down = yıpratmak, direncini kırmak
* wear off = 1 etkisi azalmak, etkisi geçmek
İngilizce örnek : It will take about an hour for the anesthetic to wear off.
Türkçe çevirisi : Narkozun etkisinin azalması yaklaşık bir saat sürer.
İngilizce örnek : These painkillers wear off after about two hours.
Türkçe çevirisi : Bu ağrı kesicilerin etkisi yaklaşık iki saat sonra geçer.
* wear on = uzamak, bitmek bilmemek
* wear out = 1 giyip eskitmek
İngilizce örnek : I have already worn these jeans out.
Türkçe çevirisi : Bu blucini çoktan (giye giye) eskittim.
İngilizce örnek : My husband wears out a pair of shoes every three months.
Türkçe çevirisi : Kocam üç ayda bir bir çift ayakkabı eskitir.
2 iyice eskitmek
3 çok yormak
İngilizce örnek : Climbing stairs wears my grandad out.
Türkçe çevirisi : Merdivenleri çıkmak dedemi çok yoruyor.

WEAR = nasıl okunur, okunuşu /weI/ eylem [past tense : wore, past participle : worn, -ing : wearing]

1: 0 ms