• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

wash

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4810

inşaat

sinema

WASH = [woş] verb
1 yıkamak * eşanlamlı : clean, bath, bathe, launder, rinse
İngilizce örnek : He washes the car every Sunday.
Türkçe çevirisi : Arabayı her pazar günü yıkar.
İngilizce örnek : She is washing the baby.
Türkçe çevirisi : Bebeği yıkıyor.
İngilizce örnek : I must wash my hands. They are very dirty.
Türkçe çevirisi : Ellerimi yıkamam lazım. Onlar çok kirli.
İngilizce örnek : The boy was told to wash his hands before sitting at table.
Türkçe çevirisi : Oğlana, sofraya oturmadan önce ellerini yıkaması söylendi.
2 yıkanmak
İngilizce örnek : I can’t answer the phone – I am washing.
Türkçe çevirisi : Telefona bakamam - yıkanıyorum.
¤ noun
1 yıkama * eşanlamlı : washing, cleaning, rinse
2 yıkanma * eşanlamlı : bath, bathe
3 çamaşır
* wash sb/sth away = (suyla) sürüklenmek, selle götürmek
İngilizce örnek : The bridge was washed away by the river.
Türkçe çevirisi : Köprü nehir tarafından sürüklenip götürüldü.
* wash up = BE. bulaşık yıkamak * eşanlamlı : do the washing-up
İngilizce örnek : I don't mind cooking but I dislike washing up.
Türkçe çevirisi : Yemek yapmaya bir diyeceğim yok ama bulaşık yıkamaktan nefret ediyorum.
İngilizce örnek : I'll wash up tonight.
Türkçe çevirisi : Bu akşam bulaşık yıkayacağım.
İngilizce örnek : She swept the floor and washed up the dishes.
Türkçe çevirisi : Yeri süpürdü ve bulaşıkları yıkadı.
İngilizce örnek : What a lot of dirty plates! Who is going to wash up?
Türkçe çevirisi : Amma da çok kirli tabak var! Bulaşığı kim yıkalacak?
2 AE. elini yüzünü yıkamak

WASH = nasıl okunur, okunuşu /wOş/ eylem

1: 0 ms