• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

wait

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2000

ifade

WAIT = [weyt] verb
(for) beklemek * eşanlamlı : pause; remain, stay, tarry
İngilizce örnek : I'm tired of waiting.
Türkçe çevirisi : Beklemekten bıktım.
İngilizce örnek : Please don’t wait here.
Türkçe çevirisi : Lütfen burda beklemeyin.
İngilizce örnek : I'm waiting for a friend.
Türkçe çevirisi : Bir arkadaşımı bekliyorum.
İngilizce örnek : I've been waiting for an hour.
Türkçe çevirisi : Bir saattir bekliyorum.
İngilizce örnek : My friend is waiting for me outside the cinema.
Türkçe çevirisi : Arkadaşım beni sinemanın dışında (önünde) bekliyor.
İngilizce örnek : Would you mind waiting for a while?
Türkçe çevirisi : Biraz bekler misiniz?
İngilizce örnek : Who are you waiting for?
Türkçe çevirisi : Kimi bekliyorsun?
¤ noun
bekleme * eşanlamlı : stop, halt, rest; pause; delay
* keep sb waiting = -i bekletmek
İngilizce örnek : Don't keep me waiting.
Türkçe çevirisi : Beni bekletme.
* lie in wait = pusuya yatmak
İngilizce örnek : A policeman lay in wait for the thief.
Türkçe çevirisi : Bir polis hırsız için pusuya yattı.
* wait on = hizmet etmek, bakmak
İngilizce örnek : A friendly young girl waited on us at the restaurant.
Türkçe çevirisi : Bize restoranda sempatik genç bir kız hizmet etti.
İngilizce örnek : The cook waited on the customers because the waiter left early.
Türkçe çevirisi : Müşterilere aşçı baktı çünkü garson erken çıkmıştı.
İngilizce örnek : The poor student waited on tables to earn her tuition.
Türkçe çevirisi : Yoksul öğrenci, okul harcını kazanmak için (restoranda) masalara bakıyordu.

WAIT = nasıl okunur, okunuşu /weyt/ eylem

1: 0 ms