• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

utter

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 6368

ana kullanım 1

01. söylemek 02. demek 03. basmak 04. koparmak 05. piyasaya sürmek 06. tedavüle çıkarmak 07. anlatmak 08. atmak 09. buyurmak 10. çıkarmak 11. açığa vurmak 12. ağza almak 13. ifşa etmek 14. irat etmek 15. ses çıkarmak 16. telaffuz etmek

ana kullanım 2

01. halis 02. tam 03. su katılmadık 04. kesin 05. kati 06. sapına kadar 07. bütün 08. bütün bütün 09. düpedüz 10. sırf

hukuk

01. kalp para ve saireyi tedavüle çıkarmak

iş dünyası

01. dile getirmek 02. ifade etmek 03. yayınlamak 04. ilan etmek 05. piyasaya sürmek 06. tüm 07. mutlak 08. kayıtsız şartsız

spor

01. çığlık atmak

tarım

01. tam kesin

UTTER = Aldatmak veya yanıltmak amacıyla sahte bir belgeyi ticari işleme tabi tutmak. [mali istihbarat > ne, nedir, ne demek]

UTTER = ['atı] adjective
halis, tam, su katılmadık * eşanlamlı : absolute, unqualified, total
¤ verb
İngilizce örnek : Our boss is an utter fool.
Türkçe çevirisi : Patronumuz tam bir salak.
¤ verb
1 söylemek, demek * eşanlamlı : say, speak, express, pronounce, declare
İngilizce örnek : The audience didn't utter a word of protest.
Türkçe çevirisi : İzleyiciler protesto için tek bir kelime etmediler.
2 (çığlık, vb) atmak
İngilizce örnek : She uttered a scream when she saw a mouse.
Türkçe çevirisi : Fare görünce çığlık attı.

1: 0 ms