• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

true

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 326

ana kullanım 1

biyoloji

denizcilik

hekimlik

TRUE = [tru: ] adjective
1 doğru, gerçek * eşanlamlı : correct, accurate, precise, exact * karşıtanlamlı : false
İngilizce örnek : Is it true that you are marrying to a businessman?
Türkçe çevirisi : Bir işadamıyla evleneceğin doğru mu?
İngilizce örnek : The news is not true.
Türkçe çevirisi : Haber doğru değil.
İngilizce örnek : It's too good to be true.
Türkçe çevirisi : Doğru olamayacak kadar iyi.
2 halis, hakiki, katışıksız * eşanlamlı : actual, real, genuine, authentic, valid
3 içten, samimi * eşanlamlı : sincere
4 (to sb/sth) sadık * eşanlamlı : faithful, loyal, steady, reliable, dependable * karşıtanlamlı : faithless
İngilizce örnek : He is a true friend.
Türkçe çevirisi : O sadık bir arkadaş.
İngilizce örnek : How true is he to his beliefs?
Türkçe çevirisi : O, inançlarına ne kadar sadık?
* come true = gerçekleşmek
İngilizce örnek : My dream came true.
Türkçe çevirisi : Rüyam gerçek oldu.
İngilizce örnek : Her dream of buying a new flat finally came true.
Türkçe çevirisi : Yeni bir daire alma rüyası sonunda gerçek oldu.

TRUE = nasıl okunur, okunuşu /tru:/ sıfat

1: 0 ms