• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

tough

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 5853

ana kullanım

01. güçlü 02. dayanıklı 03. kart 04. kayış gibi 05. çetin 06. zor 07. güç 08. katı 09. rezil 10. sert 11. haşin 12. talihsiz 13. berbat 14. kabadayı 15. külhanbeyi 16. bıçkın 17. abanoz gibi 18. demir gibi 19. dirençli 20. külhani 21. meşakkatli 22. sağlam yapılı 23. şiddetli 24. tok 25. azılı 26. belalı 27. adadiyoz 28. ağır suçlu 29. anaç 30. apaş 31. berk 32. bitirim 33. canı pek 34. çiğnemesi zor 35. çok sert 36. dik kafalı 37. dıragon 38. gaddar 39. haydut 40. horoz 41. inatçı 42. ip kaçkını 43. kanunsuz 44. kesmesi veya çiğnemesi zor 45. kıvamlı 46. kolay kopmaz 47. kopuk 48. kösele gibi 49. meşakkate dayanır 50. mırmır 51. ölmez 52. ölmezoğlu 53. sağlam 54. şanssız 55. sulp 56. yapışkan 57. yaş 58. yavuz 59. zahmetli 60. zorlu

TOUGH = [taf] adjective
1 sert, kart * eşanlamlı : hard, firm, solid, rigid, stiff * karşıtanlamlı : tender
İngilizce örnek : This meat is too tough.
Türkçe çevirisi : Bu et çok sert.
İngilizce örnek : You have to be tough to be successful in business.
Türkçe çevirisi : İşte başarılı olmak için sert olmak zorundasın.
İngilizce örnek : The army is determined to take a tough line on terrorism.
Türkçe çevirisi : Ordu, terörizme karşı sert bir tavır almaya kararlı.
2 dayanıklı, dirençli, güçlü * eşanlamlı : hardy, durable, resistant, sturdy, robust, muscular * karşıtanlamlı : weak
İngilizce örnek : Bruce Li was very tough in all his films.
Türkçe çevirisi : Bruce Li bütün filmlerinde çok güçlü idi.
3 çetin, zor, güç * eşanlamlı : difficult, arduous, hard, knotty, puzzling * karşıtanlamlı : simple
İngilizce örnek : The interviewer asked me tough questions.
Türkçe çevirisi : İş için görüşme yapan kişi bana zor sorular sordu.
İngilizce örnek : China is a really tough market to get into.
Türkçe çevirisi : Çin, gerçekten girmesi zor bir pazar.
¤ noun
kon. kabadayı, bıçkın

TOUGH = nasıl okunur, okunuşu /taf/ sıfat

1: 0 ms