• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

temper

Türkçe - İngilizce

temper

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 5237

dişçilik

TEMPER = ['tempı] noun
1 ruh hali, keyif * eşanlamlı : mood
İngilizce örnek : He was in a bad temper and gave me a rude answer to my question.
Türkçe çevirisi : Keyfi yerinde değildi ve soruma kaba bir yanıt verdi.
İngilizce örnek : You should apologize to him; he's in a very bad temper.
Türkçe çevirisi : Ondan özür dilemelisin; keyfi çok bozuk.
2 huy, mizaç * eşanlamlı : humour, nature, character, disposition
İngilizce örnek : He has a violent temper.
Türkçe çevirisi : Sert bir mizacı var. (Agresif mizaçlı.)
3 kızgınlık, öfke * eşanlamlı : fury, rage, anger, irritation
İngilizce örnek : You should control your temper.
Türkçe çevirisi : Öfkeni kontrol etmelisin.
¤ verb
1 (metal) sertleştirmek, tavlamak * eşanlamlı : toughen, anneal, harden
2 hafifletmek, yumuşatmak * eşanlamlı : moderate, mitigate, lessen, soothe, soften, pacify, tone down * karşıtanlamlı : intensify
İngilizce örnek : We must temper justice with mercy.
Türkçe çevirisi : Adaleti merhametle yumuşatmalıyız.
* fly/get into a temper = aniden tepesi atmak
* keep one's temper = sakinliğini korumak
* lose one's temper = tepesi atmak, kızmak
İngilizce örnek : Our boss easily loses his temper.
Türkçe çevirisi : Patronumuzun tepesi kolayca atar.
İngilizce örnek : There's no need to lose your temper.
Türkçe çevirisi : Kızmana gerek yok.

TEMPER = temper nedir; temper ne demek; temper Türkçesi; temper nasıl okunur, okunuşu /'tempı/ isim

1: 0 ms