• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

takmak

Türkçe - İngilizce

bilişim

eylem / verb

eylem / verb – medical

tarım

TAKMAK = (takmak nedir; takmak ne demek; takmak İngilizcesi) 1. Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek: «Gözlüğünü takıp masaya eğildi.» -R. H. Karay. 2. (-e, nsz) Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek: Geline pırlanta yüzük takmışlar. 3. (-i, -e) Ad, lakap koymak: «Ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor.» -H. Taner. 4. (nsz) Kuşanmak: Kılıç takmak. 5. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek: «Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar.» -Y. Z. Ortaç. 6. (-e) mec. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak: Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı. 7. argo Borç bırakmak: «Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu.» -P. Safa. 8. argo Önemsemek, önem vermek, tınmak: «Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların şalvarlı Nuriye'sini takar mıyım?» -A. Ağaoğlu. 9. (-den, -de) argo Sınavını başaramamak: Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.

TAKMAK = (takmak nedir; takmak ne demek; takmak İngilizcesi) Gagalamak.

TAKMAK = (takmak nedir; takmak ne demek; takmak İngilizcesi) Makara.

1: 0 ms