• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

supply

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 892

04 fiil / verb – technical

11 ad / noun

11 ad / noun – business

13 ad / noun – business

14 ad / noun – military

15 ad / noun – military

16 sıfat / adjective – military

17 ad / noun – electricity

18 ad / noun – electricity

19 ad / noun – technical

SUPPLY = [sı'play] verb
vermek, tedarik etmek, sağlamak * eşanlamlı : give, contribute, grant, provide, furnish, stock
İngilizce örnek : Cows supply milk.
Türkçe çevirisi : İnekler süt sağlar.
İngilizce örnek : We can supply you with spare parts.
Türkçe çevirisi : Size yedek parça sağlayabiliriz.
İngilizce örnek : We supplied him food and drink.
Türkçe çevirisi : Ona yiyecek ve içecek verdik.
İngilizce örnek : The villagers supplied us with food.
Türkçe çevirisi : Köylüler bize yiyecek verdi.
¤ noun
1 tedarik, temin * eşanlamlı : assurance; procurement
2 mevcut, stok; levazım, erzak, gereç * eşanlamlı : stock, provision, store, reserve, fund
İngilizce örnek : The world supply of petroleum is adequate for all foreseeable demands.
Türkçe çevirisi : Dünyanın petrol rezervi, bütün tahmin edilebilir talepler için yeterlidir.
İngilizce örnek : The towns are dependent on the villages for their food supplies.
Türkçe çevirisi : Şehirler, gıda gereksinimleri bakımından köylere muhtaçtır.
İngilizce örnek : Our supplies of firewood will soon be finished.
Türkçe çevirisi : Odun stoğumuz yakında bitecek.
İngilizce örnek : I can't give you much sugar, it's in short supply.
Türkçe çevirisi : Sana çok şeker veremem, stoğu az.
* supply and demand = arz ve talep

1: 0 ms