• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

suffer

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2969

ana kullanım

SUFFER = ['safı] verb
1 acı çekmek, mustarip olmak * eşanlamlı : hurt, ache, be in pain
İngilizce örnek : I suffer from a stomach disorder.
Türkçe çevirisi : Mide rahatsızlığından acı çekiyorum.
İngilizce örnek : She never suffers from headaches.
Türkçe çevirisi : Hiç baş ağrısı çekmez.
İngilizce örnek : He suffered a breakdown following the accident.
Türkçe çevirisi : Kazadan sonra sinir krizi geçirdi.
İngilizce örnek : I am sure he suffers from a disease, but I don't know what it is.
Türkçe çevirisi : Eminim bir hastalığı var, ama ne olduğnu bilmiyorum.
2 zarara uğramak
İngilizce örnek : Our company suffered from the rise of American dollars.
Türkçe çevirisi : Şirketimiz Amerikan dolarının yükselişinden zarara uğradı.
İngilizce örnek : The farmers suffered terribly from drought.
Türkçe çevirisi : Çiftçiler kuraklıktan zarar gördü.
3 -e uğramak * eşanlamlı : undergo, experience; endure
İngilizce örnek : He suffered a mortal blow in the fight.
Türkçe çevirisi : Kavgada öldürücü bir darbe aldı.
İngilizce örnek : They suffered dreadful deprivation during the war.
Türkçe çevirisi : Savaş sırasında korkunç yokluk çektiler.

SUFFER nasıl okunur, okunuşu /'safı/ eylem

1: 0 ms