• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

succeed

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4127

ana kullanım

01. başarıya ulaşmak 02. yerini almak 03. -den sonra gelmek 04. ardından gelmek 05. arkasından gelmek 06. başarı göstermek 07. başarılı olmak 08. başarmak 09. gayeye varmak 10. halef selef olmak 11. halefi olmak 12. muvaffak olmak 13. peşinden gelmek 14. rast gitmek 15. sonra gelmek 16. tutulmak 17. vâris olmak 18. yerine geçmek 19. yürümek 20. başa çıkmak 21. başarıyla sonuçlanmak 22. becermek 23. -in halefi olmak 24. -in yerine geçmek 25. izlemek 26. para etmek 27. sökmek 28. takip etmek 29. vârisi olmak 30. yırtmak

hukuk

01. halef olmak

SUCCEED = [sık'si: d] verb
1 (in) başarmak, başarıya ulaşmak * eşanlamlı : prosper, flourish, make good, triumph * karşıtanlamlı : fail
İngilizce örnek : He succeeded by working hard.
Türkçe çevirisi : Sıkı çalışarak başarılı oldu.
İngilizce örnek : He succeeded in catching the plane.
Türkçe çevirisi : Uçağı yakalamayı başardı.
İngilizce örnek : He tried to give up smoking, but he didn't succeed in doing this.
Türkçe çevirisi : Sigarayı bırakmaya çalıştı ama bunu yapmakta başarılı olamadı.
İngilizce örnek : She succeeded in finishing all her work on time.
Türkçe çevirisi : Bütün işini vaktinde bitirmeyi başardı.
İngilizce örnek : The doctor succeeded in saving his life.
Türkçe çevirisi : Doktor onun yaşamını kurtarmayı başardı.
İngilizce örnek : The poor girl finally succeeded in finding a good job.
Türkçe çevirisi : Zavallı kız sonunda iyi bir iş bulmayı başardı.
İngilizce örnek : He didn't succeed in finishing in time.
Türkçe çevirisi : Vaktinde bitiremedi.
İngilizce örnek : He succeeded in the examination.
Türkçe çevirisi : Sınavı geçti.
2 yerine geçmek, halefi olmak * eşanlamlı : follow, ensue, come next * karşıtanlamlı : precede
İngilizce örnek : When his brother died, he succeeded him as king.
Türkçe çevirisi : Erkek kardeşi ölünce, kral olarak onun yerine geçti.
İngilizce örnek : Edward VI succeeded Henry VIII.
Türkçe çevirisi : VI. Edward, VIII. Henry’nin yerine geçti.
İngilizce örnek : The manager retired and was succeeded by his assistant.
Türkçe çevirisi : Müdür emekli oldu ve onun yerini yardımcısı aldı.
3 varis olmak * eşanlamlı : inherit
İngilizce örnek : Edward VI succeeded to the throne at the age of nine.
Türkçe çevirisi : VI. Edward dokuz yaşında tahtın varisi oldu.

SUCCEED = nasıl okunur, okunuşu /sIk'si:d/ eylem

1: 0 ms