• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

string

Türkçe - İngilizce

bilişim

su ürünleri

string

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 3181

biyoloji

hayvanbilim

mantık

su ürünleri

STRING = ['string] noun
1 sicim, ip
İngilizce örnek : He tied up the parcel with string.
Türkçe çevirisi : Paketi sicimle bağladı.
2 tel
İngilizce örnek : The strings of a violin vibrate.
Türkçe çevirisi : Kemanın telleri titreşir.
3 bağ, şerit
İngilizce örnek : She noticed that the string of her bikini bottom had loosened.
Türkçe çevirisi : Bikini altının bağının çözülmüş olduğunu fark etti.
4 dizi
¤ verb
strung [strang] ipliğe dizmek, geçirmek
İngilizce örnek : He strung the peppers together on a string.
Türkçe çevirisi : Biberleri bir ipliğe dizdi.

STRING = nasıl okunur, okunuşu /'string/ eylem [past tense : strung, past participle : strung, -ing : stringing]

1: 0 ms