• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

strain

Türkçe - İngilizce

biyoloji

01. strain

hekimlik

01. strain

strain

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2943

ana kullanım 1

01. asılmak 02. zorlamak 03. zarar vermek 04. incitmek 05. süzmek 06. anlamını zorlamak 07. burkmak 08. büyük çaba göstermek 09. çaba göstermek 10. çabalamak 11. çalışmak 12. çekerek germek 13. çok uğraşmak 14. fazla yüklenilmek 15. fazla zorlanmak 16. gerginleştirmek 17. germek 18. ıkınmak 19. sızırmak 20. süzerek ayırmak 21. süzerek temizlemek 22. süzgeçten geçirmek 23. abartmak 24. burkulmak 25. çarpıtmak 26. değiştirmek 27. didinmek 28. eğilmek 29. fazla germek 30. filtre etmek 31. gayret etmek 32. gerilmek 33. kasılmak 34. kasmak 35. olanca çabasını harcamak 36. saptırmak 37. sınırı aşmak 38. yorumlamak 39. zorlayarak burkmak

ana kullanım 2

01. gerginlik 02. germe 03. gerilme 04. zora gelme 05. burkulma 06. burkulup incinme 07. çaba 08. kuvvet 09. zor 10. zorluk 11. baskı 12. zorlama 13. basınç 14. soy 15. ırk 16. kan 17. nesil 18. iz 19. eser 20. tarz 21. ifade 22. hava 23. melodi 24. ezgi 25. nağme 26. bitki türü 27. burkma 28. çeşitlilik 29. dayanma 30. direnme 31. genel anlam 32. gerinim 33. hayvan cinsi 34. mizaç 35. nitelik 36. özellik 37. sıkıntı 38. tavır 39. yorgunluk 40. anlam 41. anlatım 42. belirti 43. damar 44. doğuştan ya da soydan gelen özellik 45. eda 46. fazla germe 47. gaile 48. incitme 49. karakter 50. makam 51. silsile 52. süzme 53. tazyik 54. tür 55. yapı 56. yıkım

arıcılık

01. hat

bitkibilim

01. cins 02. tür

biyoloji

01. suş 02. hayvanlarda soy 03. strain

eczacılık

01. suş 02. suş, tür

fizik

01. zorlanma

havacılık

01. streyn

hekimlik

01. suş 02. aşırı yormak 03. aşırı zorlamak 04. zora getirmek 05. zorlayarak burkmak 06. strain

inşaat

01. biçimsizleşme 02. deformasyon 03. elemek 04. şekil değiştirme 05. uzama 06. birim şekil değiştirme 07. birim uzama 08. genleşme 09. yük altında deformasyon

iş dünyası

01. yük 02. üzüntü 03. incinme 04. zora sokmak 05. kendini zorlamak 06. ne mümkünse yapmak 07. yormak

kâğıt endüstrisi

01. uzama

müzik

01. ses

ormancılık

01. döl

tarım

01. suş

teknik

01. gerilim 02. deformasyon 03. şekli bozulmak 04. zorlanarak eğilmek 05. biçim değişimi 06. birim boydaki uzama 07. birim şekil değiştirme 08. birim uzama 09. boyca değişim 10. sarkma 11. spesifik uzama 12. uzama oranı

yeme içme

01. suş

yerbilim

01. birim deformasyon 02. birim şekil değiştirme 03. stres deformasyonu 04. uzalma

STRAIN = [streyn] noun
1 gerginlik, yük, stres * eşanlamlı : tension, stress, pressure; stretch
İngilizce örnek : I have been under a lot of strain these days.
Türkçe çevirisi : Bugünlerde çok stres altındayım.
İngilizce örnek : Don't put too much strain on this rope.
Türkçe çevirisi : Bu ipe çok yük bindirme. (Bu ipi çok germe.)
2 burkulma, burkulup incinme * eşanlamlı : sprain, injury
3 soy, ırk, nesil
4 melodi, ezgi * eşanlamlı : tune, melody, air
¤ verb
1 (at) germek, asılmak * eşanlamlı : tighten, stretch, extend
İngilizce örnek : The rowers strained at their oars.
Türkçe çevirisi : Kürekçiler küreklerine asıldılar.
2 zorlanmak
3 zorlamak * eşanlamlı : force, drive, overexert, exhaust
4 zarar vermek * eşanlamlı : sprain, injure
İngilizce örnek : Bad lighting can strain the eyes.
Türkçe çevirisi : Kötü ışıklandırma gözlere zarar verebilir.
5 (against) vücuduyla bastırmak

1: 0 ms