• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

stone

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1227

ana kullanım 1

01. taşlamak 02. taşa tutmak 03. çekirdeğini çıkarmak 04. döşemek 05. meyvenin çekirdeğini çıkarmak 06. taşa tutarak düzlemek 07. taşla kaplamak 08. -ın çekirdeklerini çıkarmak 09. taş döşemek 10. taşa tutarak öldürmek

ana kullanım 2

01. taş 02. değerli taş 03. mücevher 04. meyve çekirdeği 05. 6350 gramlık ağırlık ölçüsü 06. erbezi 07. haya 08. testis 09. 6.35 kiloluk İngiliz ağırlık ölçüsü 10. çekirdek 11. iri dolu tanesi 12. kâgir 13. kaya 14. mezar taşı 15. taş ile ilgili 16. taştan yapılmış 17. britanya'da 14 libre veya 6.35 kilograma eşit bir ağırlık ölçüsü 18. kârgir 19. ston 20. taştan

anatomi

01. taşak

basın

01. mermer

cam

01. kristalli kalıntı

hekimlik

01. çakıl

inşaat

01. cam içinde kristal enklüzyonu 02. sünger taşı

tarım

01. meyvede çekirdek

turizm

01. çekirdek

yerbilim

01. kaya

STONE = [stoun] noun
1 taş * eşanlamlı : rock; pebble, cobble
İngilizce örnek : The stone is hard.
Türkçe çevirisi : Taş sert olur.
İngilizce örnek : The bridge was made of stone.
Türkçe çevirisi : Köprü taştan yapıldı.
İngilizce örnek : Who threw that stone?
Türkçe çevirisi : O taşı kim attı?
İngilizce örnek : He lives only a stone's throw from where he works.
Türkçe çevirisi : Çalıştığı yerden sadece bir taşı atımı (iki adımlık) mesafede oturuyor.
2 mücevher * eşanlamlı : gem, jewel
3 meyve çekirdeği * eşanlamlı : seed, pip
İngilizce örnek : While I was eating cherries I accidentally swallowed a stone.
Türkçe çevirisi : Kiraz yerken kazara bir çekirdek yuttum.
4 6350 gr.'lık ağırlık ölçüsü
¤ verb
1 taşlamak, taşa tutmak
2 çekirdeğini çıkarmak
* Stone Age = taş devri

1: 0 ms