• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

step

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 6225

step

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 833

ana kullanım 1

01. adım 02. basamak 03. evre 04. aşama 05. ayak sesi 06. ayak izi 07. girişim 08. önlem 09. tedbir 10. kademe 11. derece 12. üvey 13. adımlama 14. ayak 15. az bir mesafe 16. dans adımı 17. fule 18. hareket 19. kısa uzaklık 20. merdiven basamağı 21. sekmen 22. teşebbüs 23. yapmak 24. ayak uydurma 25. bir adımlık mesafe 26. mertebe 27. nota çizgisi 28. step 29. terfi 30. uygun adım 31. yürümek

ana kullanım 2

01. adım atmak 02. girmek 03. basmak 04. atmak 05. etmek 06. sekilemek 07. teraslamak 08. yürüyüş tarzı 09. adımlamak 10. basamaklı yapmak 11. binmek 12. çiğnemek 13. etap 14. gitmek

atletizm

01. ikinci sıçrama

basketbol

01. top taşıma

bilişim

01. adımla

cam

01. ara kademe

coğrafya

01. plato 02. teras

denizcilik

01. direk ıskaçası 02. ıskaça 03. iskele basamağı

havacılık

01. kat 02. merdiven

hukuk

01. eşik 02. oturtmak

kazıbilim

01. krepis

madencilik

01. dişli ayaklarda diş

müzik

01. portenin aralığı 02. portenin bir çizgisi 03. porte aralığı

oto

01. çıkıntı 02. şasi kavisi

spor

01. oyuncunun elinde topla topu sektirmeden bir adımdan fazla yürümesi

teknik

01. hatve

tekstil

01. takım değiştiricinin adımı

voleybol

01. step

STEP = [step] noun
1 adım * eşanlamlı : pace, stride
İngilizce örnek : Everyone take one step to the left, please.
Türkçe çevirisi : Herkes sola bir adım atsın, lütfen.
İngilizce örnek : He took two steps forward.
Türkçe çevirisi : Öne iki adım attı.
İngilizce örnek : He quickened his steps as he neared the station.
Türkçe çevirisi : İstasyona yaklaşırken adımlarını sıklaştırdı.
2 basamak * eşanlamlı : stair; rung, rank, stage, phase
İngilizce örnek : I stood on the step outside the door.
Türkçe çevirisi : Kapının dışında (önünde) basamakta durdum.
İngilizce örnek : It was dark and he fell down the cellar steps.
Türkçe çevirisi : Karanlıktı ve kiler basamaklarından düştü.
3 ayak sesi * eşanlamlı : footstep
4 ayak izi * eşanlamlı : footprint
¤ verb
1 adım atmak, girmek * eşanlamlı : stride, pace
İngilizce örnek : He opened the door and told me to step in.
Türkçe çevirisi : Kapıyı açtı ve içeri girmemi söyledi.
İngilizce örnek : I had just stepped into the office when the telephone rang.
Türkçe çevirisi : Telefon çaldığı zaman büroya yeni adım atmıştım.
İngilizce örnek : Never step off the pavement into the road without looking both ways.
Türkçe çevirisi : Her iki yöne de bakmadan kaldırımdan yola asla adım atmayınız.
2 basmak
İngilizce örnek : He stepped on my foot on purpose.
Türkçe çevirisi : Ayağıma kasten bastı.
İngilizce örnek : Step on the gas - I'll miss the plane!
Türkçe çevirisi : Gaza bas – uçağı kaçıracağım!
* step by step = adım adım, yavaş yavaş
* step in = müdahale etmek
* step up = kon. artırmak
İngilizce örnek : Production at the plant has been stepped up.
Türkçe çevirisi : Fabrikadaki üretim artırıldı.
İngilizce örnek : The company has stepped up production.
Türkçe çevirisi : Şirket üretimi artırdı.
İngilizce örnek : The Government is urging exporters to step up production.
Türkçe çevirisi : Hükümet ihracatçıları üretimi artırmaya teşvik ediyor.
* step on sb's toes/corns = birinin damarına basmak
* watch one's step = kon. ayağını denk almak
* stepping stone = atlama tahtası/taşı

1: 0 ms