• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

step

Türkçe - İngilizce

voleybol

yerbilim

STEP = (step nedir; step ne demek; step İngilizcesi) a. coğ. Bozkır: «Steplerde akşam güzel ve korkunçtur.» - H. E. Adıvar.

STEP = (step nedir; step ne demek; step İngilizcesi) İng. step (II) a. sp. Hatalı yürüme.

step = adım [eski terim - öz Türkçe]

step = basamak [eski terim - öz Türkçe]

step = bozkır [eski terim - öz Türkçe]

STEP nasıl okunur, okunuşu /step/ isim

step

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 833

bilişim

kazıbilim

teknik

voleybol

STEP = [step] noun
1 adım * eşanlamlı : pace, stride
İngilizce örnek : Everyone take one step to the left, please.
Türkçe çevirisi : Herkes sola bir adım atsın, lütfen.
İngilizce örnek : He took two steps forward.
Türkçe çevirisi : Öne iki adım attı.
İngilizce örnek : He quickened his steps as he neared the station.
Türkçe çevirisi : İstasyona yaklaşırken adımlarını sıklaştırdı.
2 basamak * eşanlamlı : stair; rung, rank, stage, phase
İngilizce örnek : I stood on the step outside the door.
Türkçe çevirisi : Kapının dışında (önünde) basamakta durdum.
İngilizce örnek : It was dark and he fell down the cellar steps.
Türkçe çevirisi : Karanlıktı ve kiler basamaklarından düştü.
3 ayak sesi * eşanlamlı : footstep
4 ayak izi * eşanlamlı : footprint
¤ verb
1 adım atmak, girmek * eşanlamlı : stride, pace
İngilizce örnek : He opened the door and told me to step in.
Türkçe çevirisi : Kapıyı açtı ve içeri girmemi söyledi.
İngilizce örnek : I had just stepped into the office when the telephone rang.
Türkçe çevirisi : Telefon çaldığı zaman büroya yeni adım atmıştım.
İngilizce örnek : Never step off the pavement into the road without looking both ways.
Türkçe çevirisi : Her iki yöne de bakmadan kaldırımdan yola asla adım atmayınız.
2 basmak
İngilizce örnek : He stepped on my foot on purpose.
Türkçe çevirisi : Ayağıma kasten bastı.
İngilizce örnek : Step on the gas - I'll miss the plane!
Türkçe çevirisi : Gaza bas – uçağı kaçıracağım!
* step by step = adım adım, yavaş yavaş
* step in = müdahale etmek
* step up = kon. artırmak
İngilizce örnek : Production at the plant has been stepped up.
Türkçe çevirisi : Fabrikadaki üretim artırıldı.
İngilizce örnek : The company has stepped up production.
Türkçe çevirisi : Şirket üretimi artırdı.
İngilizce örnek : The Government is urging exporters to step up production.
Türkçe çevirisi : Hükümet ihracatçıları üretimi artırmaya teşvik ediyor.
* step on sb's toes/corns = birinin damarına basmak
* watch one's step = kon. ayağını denk almak
* stepping stone = atlama tahtası/taşı

1: 0 ms