• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

spread

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1534

bilişim

finans

kazıbilim

SPREAD = [spred] verb
spread [spred]
1 yaymak; yayılmak * eşanlamlı : stretch, extend, dilate; distribute, disseminate, circulate, broadcast, propagate, publicize; radiate, diffuse
İngilizce örnek : The disease has spread.
Türkçe çevirisi : Hastalık yayıldı.
İngilizce örnek : The news is spreading rapidly and soon everybody will know about it.
Türkçe çevirisi : Haber hızla yayılıyor ve yakında herkes onu öğrenecek.
İngilizce örnek : Some diseases spread by dirty water.
Türkçe çevirisi : Bazı hastalıklar kirli suyla yayılır.
İngilizce örnek : The epidemic spread rapidly.
Türkçe çevirisi : Salgın hızla yayıldı.
2 sermek * eşanlamlı : unfold, unroll
İngilizce örnek : Please spread a sheet on the bed.
Türkçe çevirisi : Lütfen yatağa çarşaf ser.
İngilizce örnek : The waiter spread a cloth over the table.
Türkçe çevirisi : Garson masanın üzerine bir örtü serdi.
3 sürmek * eşanlamlı : apply, daub, smear, plaster, cover
İngilizce örnek : Don't spread the butter so thick.
Türkçe çevirisi : Tereyağını o kadar kalın sürme.
İngilizce örnek : She spread some jam on her toast.
Türkçe çevirisi : Kızarmış ekmek dilimine biraz reçel sürdü.
İngilizce örnek : Spread the paste evenly on the back of the wallpaper.
Türkçe çevirisi : Duvar kâğıdının arkasına tutkalı eşit oranda sür.
¤ noun
1 yayılma, dağılma * eşanlamlı : extent, expanse, stretch, range; diffusion, radiation, dissemination, dispersion
İngilizce örnek : Preventing the spread of the disease will not be so easy.
Türkçe çevirisi : Hastalığın yayılmasını önlemek kolay olmayacak.
2 örtü

3 genişlik

SPREAD = spread nedir; spread ne demek; spread Türkçesi; spread nasıl okunur, okunuşu /spred/ eylem [past tense : spread, past participle : spread, -ing : spreading]

1: 0 ms