• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

sport

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4791

SPORT = [spo: t] noun
1 spor * eşanlamlı : game, exercise
İngilizce örnek : Watching sport on TV is such a waste of time.
Türkçe çevirisi : Televizyonda spor seyretmek vakit kaybı (vakit kaybından başka bir şey değil).
İngilizce örnek : It's good for kids to spend some of their leisure time playing sports.
Türkçe çevirisi : Çocukların boş vakitlerinin bir kısmını spor yaparak geçirmeleri iyi.
İngilizce örnek : Climbing is not a sport for children.
Türkçe çevirisi : Tırmanış çocuklara göre bir spor değildir.
2 eğlence, oyun * eşanlamlı : play, recreation, amusement, entertainment, pastime

1: 0 ms