• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

slow

Türkçe - İngilizce

SLOW nasıl okunur, okunuşu /slou/ sıfat [slower, slowest]

slow

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1881

ticaret

SLOW = [slou] adjective
1 yavaş, ağır * eşanlamlı : unhurried, leisurely, gradual, sluggish, crawling, slack * karşıtanlamlı : fast
İngilizce örnek : My father is a slow driver.
Türkçe çevirisi : Babam yavaş bir sürücüdür.
İngilizce örnek : My grandmother is a slow eater.
Türkçe çevirisi : Büyükannem yavaş yemek yer.
İngilizce örnek : We're making slow progress with the painting.
Türkçe çevirisi : Badanada yavaş ilerleme kaydediyoruz.
İngilizce örnek : The police were very slow to react to the murder.
Türkçe çevirisi : Polis, cinayete tepkisinde çok yavaştı.
2 (saat) geri * eşanlamlı : late, delayed, tardy, behindhand * karşıtanlamlı : fast, ahead
İngilizce örnek : Your watch is five minutes slow.
Türkçe çevirisi : Saatin beş dakika geri.
3 güç anlayan * eşanlamlı : stupid, thick, unintelligent * karşıtanlamlı : smart
İngilizce örnek : He is a slow student.
Türkçe çevirisi : O güç anlayan bir öğrencidir.
¤ adverb
yavaş yavaş
* slow down/up = 1 yavaşlamak
İngilizce örnek : The Prime Minister noted that the rate of inflation has slowed down.
Türkçe çevirisi : Başbakan, enflasyonun hızının yavaşladığını belirtti.
2 yavaşlatmak
İngilizce örnek : Slow down the car.
Türkçe çevirisi : Arabayı yavaşlat.
* slow motion = ağır çekim

1: 0 ms