• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

shut

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 3472

ana kullanım 1

01. kapamak 02. kapatmak 03. örtmek 04. kapanmak 05. örtülmek 06. atmak 07. çarpmak 08. çıkarmak 09. dışarıa bırakmak 10. hapsetmek 11. hariç tutmak 12. kaptırmak 13. seddetmek 14. sıkıştırmak 15. yumulmak 16. bağlamak 17. içeri almamak 18. kapmak 19. katlamak 20. kıstırmak 21. sokmamak 22. yummak

ana kullanım 2

01. kapalı 02. kapanık 03. örtülü 04. yumuk 05. yumulu 06. kapanmış 07. kapatılmış

SHUT = [şat] verb
shut [şat]
1 kapamak, kapatmak * eşanlamlı : close, lock * karşıtanlamlı : open
İngilizce örnek : It was cold so I shut the window.
Türkçe çevirisi : Hava soğuktu, bu yüzden pencereyi kapadım.
İngilizce örnek : I've shut the gate.
Türkçe çevirisi : Bahçe kapısını kapadım.
İngilizce örnek : Will you please shut the door?
Türkçe çevirisi : Lütfen kapıyı kapatır mısın?
İngilizce örnek : She lay on the bed with her eyes shut.
Türkçe çevirisi : Gözleri kapalı yatağa uzandı.
2 kapanmak
İngilizce örnek : Why doesn't this door shut?
Türkçe çevirisi : Bu kapı niye kapanmıyor?
* shut down = (fabrikayı, işi, bilgisayarı, vb) kapatmak
İngilizce örnek : Working in shifts avoids shutting down the boilers at night.
Türkçe çevirisi : Vardiyalı çalışmak, geceleyin kazanları kapatmayı önlüyor.
İngilizce örnek : The boiler has to be shut down for inspection and repair.
Türkçe çevirisi : Kazanın muayene ve tamir için kapatılması gerekiyor.
İngilizce örnek : He didn't shut her computer down and worked until morning.
Türkçe çevirisi : Bilgisayarını kapamadı ve sabaha kadar çalıştı.
* shut off = durdurmak, istop etmek
İngilizce örnek : Why don't you shut that motor off when you are not using it?
Türkçe çevirisi : Kullanmadığın zaman neden o motoru kapatmıyorsun?
* shut up = susmak, sesini kesmek * eşanlamlı : silence, be quiet, hush
İngilizce örnek : Shut up! I don't want to listen to you.
Türkçe çevirisi : Kes sesini. Seni dinlemek istemiyorum.
2 kapamak, kilitlemek, hapsetmek * eşanlamlı : box in, cage, imprison
İngilizce örnek : The dog had been shut up in a little hut, but it broke out.
Türkçe çevirisi : Köpek küçük bir kulübeye kapatılmıştı, ama (ordan) kaçtı.

SHUT = nasıl okunur, okunuşu /şat/ eylem [past tense : shut, past participle : shut, -ing : shutting]

1: 0 ms