• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

short

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 404

ana kullanım 2

SHORT = [şo: t] adjective
1 kısa, kısa boylu, bodur * eşanlamlı : little, small, petite, diminutive * karşıtanlamlı : tall, long
İngilizce örnek : As the dress was too short, I made it longer.
Türkçe çevirisi : Elbise çok kısa olduğu için, boyunu uzattım.
İngilizce örnek : I want to have my hair cut short.
Türkçe çevirisi : Saçımı kısa kestirmek istiyorum.
İngilizce örnek : Life's too short.
Türkçe çevirisi : Hayat çok kısa.
İngilizce örnek : The restaurant is only a short distance away.
Türkçe çevirisi : Restoran sadece kısa bir mesafe uzaklıkta.
2 az, eksik, yetersiz * eşanlamlı : deficient, insufficient, inadequate, lacking, wanting * karşıtanlamlı : ample
3 (çörek, vb) gevrek
¤ adverb
birdenbire * eşanlamlı : abrupt
* be short of = bitmek, kalmamak
İngilizce örnek : He is short of money now because he has lost his job.
Türkçe çevirisi : Şimdi onun parası bitti çünkü işini kaybetti.
İngilizce örnek : May I give you a cheque? I am a little short of cash.
Türkçe çevirisi : Sana bir çek verebilir miyim? Biraz nakit sıkıntım var.
* fall/run short of = yetmemek, tükenmek
* for short = kısaca
* in short = kısacası
İngilizce örnek : I can't go into details - but, in short, it was a failure.
Türkçe çevirisi : Ayrıntılara giremem – ama kısacası o bir başarısızlıktı.
* short circuit = kısa devre, kontak
* short of = -in dışında, hariç
* short wave = (radyo) kısa dalga

1: 0 ms