• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

secure

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2052

ana kullanım 1

01. güvence altına almak 02. korumak 03. ele geçirmek 04. elde etmek 05. sağlamak 06. almak 07. sağlamlaştırmak 08. sıkı sıkı kapamak 09. emniyet altına almak 10. güçlendirmek 11. temin etmek 12. ayırtmak 13. güven altına almak 14. güvenceye almak 15. sağlama almak 16. sağlama bağlamak 17. sigorta etmek 18. sigortalamak 19. sımsıkı kapamak 20. takrir etmek 21. teminat vermek 22. tutmak

ana kullanım 2

01. güvenli 02. güvencede 03. emniyette 04. emin 05. sağlam 06. kesin 07. kuşkusuz 08. şüphesiz 09. garantili 10. sıkı sıkı kapalı 11. emniyetli 12. korkusuz 13. tehlikede olmayan 14. çökmez 15. endişesi olmayan 16. güvenilir 17. kırılmaz 18. kopmaz 19. mahfuz 20. masun 21. muhakkak 22. salim

askeri

01. emniyete almak

bilişim

01. sakıncasız

havacılık

01. emniyete almak

hukuk

01. garanti etmek

iş dünyası

01. iyice kapamak 02. bağlamak 03. güven altına almak 04. güvenceli

madencilik

01. güven altına almak

vergi

01. garanti etmek

SECURE = [si'kyuı] adjective
emin, güvenli, sağlam, kopmaz * eşanlamlı : safe, sound, protected, defended, fortified; firm, stable, steady, fast, tight, fixed, stable * karşıtanlamlı : endangered; loose
İngilizce örnek : I don’t feel financially secure.
Türkçe çevirisi : Kendimi mali olarak güvende hissetmiyorum.
İngilizce örnek : After winning the lottery he feels secure about his future.
Türkçe çevirisi : Piyangoyu kazandıktan sonra geleceğinden emin hissediyor.
İngilizce örnek : The port is secure from wind and waves.
Türkçe çevirisi : Liman rüzgâr ve dalgalardan emniyette.
¤ verb
1 ele geçirmek, elde etmek, almak * eşanlamlı : obtain, get, acquire, procure * karşıtanlamlı : lose
2 sağlamlaştırmak, sıkı sıkı kapamak * eşanlamlı : tie, fix, fasten, lock, bind, fortify, defend, guard * karşıtanlamlı : release
İngilizce örnek : The building needs securing against the earthquake.
Türkçe çevirisi : Binanın depreme karşı sağlamlaştırılması lazım.
3 güvence altına almak * eşanlamlı : guarantee, assure, ensure
İngilizce örnek : The old man secured his donkey with a rope.
Türkçe çevirisi : Yaşlı adam eşeğini bir iple bağladı (bağlayarak sağlama aldı).

1: 0 ms