• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

sökmek

Türkçe - İngilizce

deyim / idiom

parçalı eylem / phrasal verb

SÖKMEK = (sökmek nedir; sökmek ne demek; sökmek İngilizcesi) 1. Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak: «Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür.» -Y. Kemal. 2. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak: Makineyi sökmek. 3. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek. 4. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak: Araba çamuru sökemedi. Gemi akıntıyı söktü. 5. Karışık bir yazıyı okumak: «Çok okunaksız bir yazı. Ben söker gibi oldum.» -H. Taner. 6. Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak. 7. (nsz) Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak. 8. (-den) Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek: «Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz.» -Y. Z. Ortaç. 9. mec. Okuyabilme becerisini kazanmak: «Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir.» -R. N. Güntekin. 10. (nsz) argo Geçmek, etki yapmak: «Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor!» -F. R. Atay. 11. (nsz) tkz. Gelmeye başlamak veya çıkagelmek: «Şermin'le Nermin tam bir saat sonra yani saat beş buçukta söktüler.» -H. E. Adıvar.

SÖKMEK = (sökmek nedir; sökmek ne demek; sökmek İngilizcesi) Çiftleşen hayvan döl tutmamak.

SÖKMEK = (sökmek nedir; sökmek ne demek; sökmek İngilizcesi) Güçlüğü yenmek, başarmak : Çocuk okumayı sökdü.

sökmek = deşifre etmek [öz Türkçe - eski terim]

sökmek = nez' eylemek [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms